CRM yani Müşteri İlişkileri Yönetimi nedir?

30 Mayıs 2010

CRMCRM konusunda çokça örnek ve tanım olmakla birlikte, ben hep bir örnekle anlatıyorum bu aralar CRM’i. Açılımı, Customer Relationship Management yani Müşteri İlişkileri Yönetimi. Peki ne işe yarar bu CRM ? Bunu yaşadığım o örnekle anlatmak isterim.

6 aydır ekmek aldığımız bir fırın var. Fırın sahibi, yoldan geldiğimizi gördüğü anda, aldığımız ekmek çeşidini alıyor, ekmek kesme makinesine atıyor ve fırına girdiğimiz anda, güzel bir karşılama yapıp ardından ekmek poşedini elimize tutuşturuyor. Bütün müşterilerinin hangi ekmek çeşidini aldığını, ekmeği dilimlenmiş mi yoksa dilimlenmemiş mi sevdiğini ve kaç ekmek aldığını biliyor. Muhteşem bir veritabanı yapmış zihninde.

yazının devamını oku…

Yeni blogum Yetenek ve Kariyer.com

17 Nisan 2010

Yetenek ve Kariyer odaklı İnsan Kaynakları blogum; Yetenek ve Kariyer.com yayına başladı.

Yetenek ve Kariyer

Yetenek ve Kariyer.com; Yetenek Yönetimi, Kariyer Geliştirme, İnsan Kaynakları, Mülakat ve Özgeçmiş ( Cv ) konularında yazıların bulunduğu bir kariyer ve İnsan Kaynakları blogu.

Yetenek ve Kariyer.com’u kurarken, insanların kariyer yolculuğunda ve yeteneklerini keşfetmede bir pusula görevi görmesini ve yön gösterici olması gerektiğini düşündüm. Yetenek ve Kariyer.com’un vizyonunu bu şekilde belirlediğim için, logo da pusula oldu ) Hayatta çoğu zaman nereye gideceğimizi bilsek bile oraya giderken bize yön gösterecek bilgilere ihtiyacımız var. Yetenek ve Kariyer.com’da elimden geldiğimce bunu gerçekleştirmeye çalışacağım.

Bu blogumdan da insan kaynakları ile ilgili yazılarımı Yetenek ve Kariyer.com’a aktardım. Yetenek ve Kariyer.com da görüşmek üzere.

RSS aboneliği için : http://feeds.feedburner.com/yetenekvekariyer/

İş hayatının en önemli kuralı

10 Mart 2010

aile

İş hayatı zorlu bir yoldur. Bu zorlu yolda, insan yönetmek, şirket yönetmek, müşteriyi yönetmek, şirketin mali yapısını yönetmek, tedarikçileri yönetmek gibi çokça şey yönetecek, çokça işle meşgul olacaksın. Sabah nasıl işe gittiğini ve akşam nasıl eve döndüğünü anlamayacaksın. İş hayatı başlı başına bir hayattır ve iş hayatında herkesin hedefi başarılı olmaktır. Şimdi iş hayatında başarıyı yakalamanın en önemli kuralını seninle paylaşacağım.

Zaman senin ömrünün geri gelmeyen önemli bir unsurudur. Günde sekiz saat çalışıp sekiz saat uyuduğun düşünülürse yemek ve yol gibi zamanları da çıkarırsak sana sadece dört saat kalır. Bu da hayatının altıda biri anlamına gelir. Yani altmış yılda kendine on yıl ayırabilirsin. Her şey bu on yıl için. Ne kadar kısa bir süre değil mi! Peki bu süre nasıl çoğalır?

yazının devamını oku…

Girişimci ne yapmamalı?

4 Mart 2010

girisimcijpg-300x141Blogumu okuyan kişilerden çok sayıda e-posta alıyorum. Büyük çoğunluğu girişimciliğe özenen ve kendi işini kurmak isteyen, kuran kişiler. Zamanım el verdiğince, gönderdikleri e-postaları okuyup cevaplamaya çalışıyorum. Bu e-postaları yazan girişimcilerin bazı noktalarda tıkanıp kaldıklarını görüyorum. Bunlara benim etrafımda gördüğüm örneklerde eklenince ortaya “Girişimci ne yapmamalı?” sorusu ve bunun cevapları çıktı.

Girişimci ne yapmamalı?

1- Fikirde kalan girişimler: Durmadan yeni fikirler buluyorlar ama bu fikirleri pratikte hiç uygulamıyorlar. En çok kullandıkları cümle “Bunu daha önceden ben düşünmüştüm” Yatarıcılar ama eyleme geçemiyorlar.

Ne yapmalı? Harekete geçmeyi, cesareti ve organize et

meyi öğrenmeli. Ayağa kalkmadan yürünmez!

yazının devamını oku…

Televizyonun sonu mu geliyor? Net TV dönemi başlıyor

14 Şubat 2010

imagestt

Yıllar önce evlere televizyon girdiğinde, deyim yerindeyse, radyonun papucu dama atılmıştı. Şimdi aynısı televizyon için de geçerli oluyor gibi. Televizyonun papucunu dama atan ise internet üzerinden yapılan film ve dizi yayınlarından oluşacak Net tv’ler.

Artık sevdiğimiz dizinin kaçırdığımız bölümlerini internetten izleyebiliyoruz. İlk başta zorunluluk olarak başlayan bu durum şimdi televizyondan izlemenin yerini almış gibi görünüyor.Yabancı dizilerin gösterimleri yurt dışındaki kanallarda daha önce başladığından, çoğu kişi internet üzerinden dizinin bölümlerini daha ülkemizde yayınlamadan izlemiş oluyor.

İnternetin bu yükselişinde bant genişliğinin durmadan artmasının da büyük önemi var. İlerleyen yıllarda bant genişliği daha da çoğaldıkça, internetten yayınlanan filmlerin ve dizilerin daha yüksel çözünürlükte izlenmesi de kolaylaşacak. İnternetteki görüntünün evdeki televizyona aktarılması için ise küçük bir bağlantı kablosu veya televizyondaki Wi-fi bağlantısı yeterli olacak. Bu durumda internet üzerinden yayın yapan televizyonların çoğlmasına da yol açacak. Böylece herkes istediği diziyi veya filmi istediği zaman seyredebilecek. Online oyunlarla bu görüntü panelleri daha da ilgi çekici hale gelecek.

yazının devamını oku…

Benin yokluğu, bizin varlığı

3 Şubat 2010

Anne karnında biziz. Doğduğumuzda beniz. Annemizin kucağında yine biz oluruz. Aile “Biz” in başlangıcıdır. Anneler küçük çocuklarından bahsederken “Biz bugün aşı olduk” gibi bizli cümleler kurarlar. Çocuklarının ben olmasına dayanamazlar. Tesadüf değildir. Çocuklarını terk eden kadınlar onları cami bahçesine, yani cemaatin (bizin) en kalabalık olduğu yere bırakırlar. Yeniden biz olabilsinler diye.

Aile, eskiden daha çok “biz”ken şimdi, ailedeki bireylerin kendilerini keşfetmeleri! ile benleşmeye başlamıştır. Bu benleşme aidiyet duygusu kaybına ve bir yere ait olma isteğinin artmasına yol açmıştır. Oysa aile en önemli “Biz”dir. Onu kaybettikçe “biz” olacağımız başka yerler arar dururuz.

İnsanlık, egosunu keşfettiğinden beri giderek yalnızlaşmış ve bencilleşmiştir. Bu yalnızlık aidiyet duygusunu bastıramamış ve günümüz insanı bir yerlere, bir şeylere ait olma isteğiyle kıvranmaya başlamıştır. Futbol takımı tutmak bile bizleşmenin yollarından biridir.

yazının devamını oku…

Yeşil işler ve 50 bin yeşil yakalıyı bekleyen fırsatlar

27 Ocak 2010

yykYeşil işlerden son zamanlarda daha  çok söz edilmeye başlandı. Daha temiz bir dünya için, şüphesiz yeşil işler çok önemli. Para dergisinin son sayısında, kapak konusu “Yeşil yakalılar aranıyor” başlığıyla, yeşil yakalılar ve yeşil işlerdi. Haber için, Para dergisi konuyla ilgili görüşlerimi sordu.  Para dergisinin son sayısında yayınlanan görüşlerimi ayrıca buradan da paylaşmak istedim.
yazının devamını oku…

Vodafone cep özgür ve gerilla pazarlama çalışması

17 Ocak 2010

Vodafone, yenilikçi pazarlama yaklaşımlarıyla, gençlere yönelik pazarlama iletişimi çalışmalarına son zamanlarda hız vermiş görünüyor. Özellikle Y kuşağı olarak tanımlanan müşteri kitlesini hedef alan bu çalışmalarda, dikkat çekecek ve sosyal ağlarda hızla yayılacak çalışmalar yapıyor.

Cep özgür kampanyası için yaptığı bu çalışmada Vodafone, kendi reklam billboardlarını sprey boyayla gece sanki başkaları tarafındanyapılmış gibi boyatmış. Sprey boyayla “Özgürce konuşmak istiyoruz” gibi sloganlar yazılmış, vodafone billboardlarına.

vodafone-backgroundpbcc1
yazının devamını oku…