• Ana Sayfa
  • Hakkımda
  • Abonelik
  • Kitaplık
  • Bağlantılar
  • İletişim

İnovasyona nasıl başlarsınız?

31 03 2007

İnovasyon son zamanlarda çok konuşuluyor. Dün inovasyon ile ilgili bir toplantıya katıldım. Dünyanın sayılı teknoloji şirketlerinden birinin yöneticisi inovasyonu anlattı. Dinleyiciler pek bir şey anlamadılar. Sanki dev şirketlerin haricinde kimse inovasyon yapamaz gibi bir hava oluştu salonda.

Konuşmacıya bir soru sordum. “Tamam güzel anlatıyorsunuz da küçük ve orta boy işletmeler bu işe nasıl başlayacaklar? Yani minimum mali kaynak ile inovasyon nasıl başlayacak?”

Cevap, ise beklediğimden daha iyiydi. “İşe kendiniz gibileri değil de farklı insanları alarak başlayacaksınız, yani size benzemeyen insanları şirketinize alacaksınız. Değişik insanlar, değişik fikirler getirecekler. Özellikle yöneticileriniz, yani işinizi geliştirecek kişiler, farklı, yaratıcı ve size benzemeyen, şirket kültürünüzü hemen kabul etmeyecek, kendi yöntemlerini ve yeniliklerini oluşturabilecek kişiler olacak”

Paranız yoksa, insan kaynağınız var. Değişik insanlardan korkmayın, çılgın fikirlerden korkmayın, hep sistemi eskisi gibi veya sizin gibi işletmeye çalışan insanlar size bir şey katamazlar ve inovasyon olmaz.

Şirketinizde son zamanlardaki en büyük fikirler kimlerden çıkıyor? Yeni elemanlarınızdan mı yoksa 10 yıllık personelinizden mi?

Ayrıca, her zaman inovasyon olması gerekiyor. Nefes alıp vermek gibi ama önce inovasyon yapacak farklı insanları işe alma cesaretini gösterebilmeniz gerekiyor. Sonra bu insanları geliştirmeli ve yenilik yapmaya teşvik etmelisiniz. Ve lütfen onları hemen kendinize benzetmeye çalışmayın. Bırakın, kendileri gibi kalsınlar.

Güncelleme (12.04.07) : İnovasyon hakkında daha çok bilgiye sahip olmak istiyorsanız, 17 Ekim 2006 tarihinde yapılan, 1. İnovasyon Konferansı sunumlarına buradan ulaşabilirsiniz.

1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (4 oy verildi)
Yükleniyor ... Yükleniyor ...
Yorumlar : 7 yorum var
Kategori : İnovasyon, Yeni İş Fikirleri, Pazarlama

Pazarlamada karar süreci ve digg sistemi

23 03 2007

iliket3.jpgDigg, kurulduğu günden beri, milyonlarca kişinin ziyaret ettiği bir siteydi.. Yapılan yazı girişi, eğer beğenilirse digg’de en üst sıralara çıkıp daha çok kişiye ulaşma imkanına kavuşur. Hele ana sayfaya girmişse yüz binlerce kişiye ulaşmış olur.

Neredeyse çoğu reklam yönteminden daha etkili bir yöntem. Bir şeyi yaymak için kullanılan bir yöntem. Peki bu yöntem nasıl pazarlama ile birleşir?

İnsanlar bir ürünü satın alırken, karasızdırlar. Karar vermelerini kolaylaştırmak için şirketler, reklam ve broşürlerle ürünü desteklerler. Ama günde binlerce reklam maruz kalan bir tüketicini reklamlara göre satın alma oranı, binde bir dir. Ama arkadaşından veya bir topluluktan tavsiye alınan üründe bu oran neredeyse beşte birdir. Neredeyse 200 kat daha etkili ve ücretsiz.

Bu toplulukların bana göre en etkilisi digg. Digg’i bir sistem olarak düşünürsek, bu sistemi başka nasıl kullanabiliriz diye kafa yormakta fayda var.

İşte Springwise’ın bu haftaki bülteninde, bununla ilgili güzel bir iş fikri yer alıyor. Fikir, digg sistemini ürünlere uyarlamış ve site adı, iliketotallyloveit.com. Siteye, digg’de olduğu gibi, kısa bir açıklama, ürünün resmi ve ürünün sitesini yerleştiriyorsunuz ve beğenildikçe digg’de olduğu gibi oylanıyor ve en üst sıraya çıkıyor. Sevdiğiniz her şeyi ekleyebiliyorsunuz. En çok oyu alan ürün aynı zamanda çok sevilenler bölümüne de ekleniyor. Burada ilk sırada Aspirin, ikinci sırada MacBook pro var. Liste uzayıp gidiyor. Digg’de olduğu gibi, günlük olarak ana sayfadaki ürünler değişiyor. Hatta kendi geliştirdiğiniz bir ürünü bile buraya ekleyebilir ve gerçekten ilginç bir şeyse, oylarla en üst sıraya çıkıp, anında binlerce kişiye ulaşabilir. Gerçekten site kurucularını tebrik etmek lazım. Güzel bir fikir bu ama daha da geliştirilebilecek bir iş fikri.

Geliştirilmiş hali nasıl olabilir? Online alışveriş sitelerini hepiniz biliyorsunuz. Bu sitelere basit bir digg sistemi eklenebilir. Ana sayfaları oylamaya dahil olabilir. Bir idefixe veya weblebi de bu sistem kullanılabilir. Tavsiyeler, bu sitelerde çok önemlidir ve satışları katlayabilir. Hatta hemalhemsat tarzı, gittigidiyor tarzı kullanıcı içerikli sitelerde bile uygulanabilir. Ama “Oyla” yerine “Sevdim” “Beğendim” “Hoşlandım”ifadeleriyle oylama sistemini kurmak gerekiyor.

Tavsiyelerin nasıl etkili olduğunu ve katlanma hızını görmek için pcdepo isimli sitedeki şu ürüne bir göz atmanızı isterim(Gerçi ürün özellikleri ve fiyat durumu çok uygun) ama tavsiyelerin uzaması satın almayı artırıyor bence. Ayrıca online olmayan ortamdan bu ürünü söylenti yoluyla duyduğumu da eklemeliyim.

Türkiye’de bir girişimci, iliketotallyloveit tarzında işleyen online bir alışveriş sitesi açsa satışları nasıl olurdu? Kısa sürede, katlanarak satış artıracağını düşünüyorum. Dünyada bu tarzda bir online alışveriş sitesi var mı bilmiyorum. Amazon.com da tavsiyeler çok önemli ama digg tarzı sistemle çalışan online bir alışveriş sitesi henüz yok. Hatta digg ve tavsiyeler birlikte kullanılabilir. Örnek olarak, Google artık karar verme sürecini kısaltamamaktadır ama Google’ın da ilerleyen yıllarda arama motoruna buna benzer bir tarzda bir sistem ekleyeceğini okudum bir yerden. Yine de Google’dan önce davranmakta fayda var :)

Tavsiyeler inandırıcıdır, ve müşterinin karar verme hızını inanılmaz derecede yükseltebilirler. Pazarlamacıların asıl amacı da karar verme sürecini kısaltmak ve karar hızlandırıcı sistemler kurmaktır. Bu sistemde ürün yayınlayan kullanıcılar, ürünün reklamına maruz kalmış, ürünü almış, denemişlerdir. Kısaca bu kullanıcılar, filtreleme yaparak, en son haliyle ürünü size sunmuşlardır. Bu filtreleme en iyi ürüne en uygun fiyata ve en hızlı şekilde ulaşmanıza yol açacaktır.

Olası müşteriler için,kararları kolaylaştırarak, karar sürecini kısaltmak, katlanan bir satış getirebilir. Özellikle online ortamda web 2.0’ın üreten tüketici’siyle bunu gerçekleştirmek daha kolay.

1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (2 oy verildi)
Yükleniyor ... Yükleniyor ...
Yorumlar : 4 yorum var
Kategori : Pazarlama

Yeni, eski, değişmek ve pazarlama

17 03 2007

“Yeni” kavramını karşılayan bir şey ortaya çıkmadan, “eski” kavramı ortaya çıkamaz. “Yeni”nin ortaya çıkması aynı zamanda “eski” ismini alanın sonunun gelmesi de demektir.

“Yeni”nin ortaya çıkmasını sağlayan genellikle “eski”nin gücünü kaybetmesidir. “Eski” gücünü kaybettiği takdirde “yeni” hemen ortaya çıkar. Bazen “eski, yeniye hemen ortalığı bırakmaz, mücadele eder. Bu aynı zamanda yeninin kendini ispat etme anıdır da.

Tüm bilimlerde veya kuramlarda eski yeni çatışması süregelmektedir. Aynı şey pazarlama içinde geçerlidir. Pazarlamada da yeni fikirler/kavramlar/tanımlar/yöntemler ortaya çıktıkça eskiler daha az rağbet görmeye başlamaktadır.

Bu durum, eski kavramlar üzerine kurulmuş strateji, şirket ve kişileri de zorlamaktadır. Çünkü sistem değiştirmek, gerek maliyet, gerekse eldeki insan ve beyin gücü açısından oldukça pahalıya mal olmaktadır. Veya eski sistem üzerinden kazanmaya devam edenler, sistemi ellerinden kaçırmamak için yeniye çok şiddetli direnç göstermektedirler.

Bu durumda, yeniye karşı durmak en iyi yol gibi görünmektedir. Oysa 21. yüzyılda çok farklı bir durum söz konusu.

Bu bilginin hızı ve çokluğudur. 21. yüzyıl 10-20 yıllık planları ve sistemleri kaldıramamaktadır, çünkü değişimin hızı korkunçtur. Mesela şu anda bildiklerimiz 2050 yılında bildiklerimizin %1 i kadar olursa. Ya o zamana kadar öğrendiklerimiz % 99 olursa. % 99 değişim oranıdır aynı zamanda. Değişime endeksli bir sistemde değişemeyenler % 1 bilgiyle yetinmeye de mahkum olabilirler. Bu durumda da işlerini güçlerini kaybedebilirler.

Bilgi hızı sürekli değişimi gerekli kılmaktadır. Ama değişmeden önce gelişmeyi sağlamak, ardından gelişmeye başlamak gerekiyor.

Toffler bilgi çağında bazı toplumların klasik ekonomik döngüyü takip etmeden birkaç aşamayı atladığını söylemektedir. Mesela, Hindistan’da tarım toplumundan sanayi toplumuna geçmeden, direkt olarak bilgi toplumuna geçen bir köyden bahsetmektedir.

Aynı şey pazarlama için de geçerli olabilir. Son zamanlarda “yeni ve eski pazarlama yöntemleri/türleri” tartışmaları sıkça oluyor. Bir gün biri çıkıp bildiğiniz her şeyi unutun, çünkü zaman değişti diyebilir. Burada bildiğiniz yanlış değil, bildiğiniz artık kullanılmıyor demek isteyebilir. Ama bazen gözleriniz kendinizden başkasını göremeyecek derecede kör olur. Yeniliği kendinize yapılmış bir saldırı olarak kabul edersiniz. Ama siz ısrarla yeni olan tukaka derseniz, eninde sonunda kendiniz tukaka olursunuz.

Yeniye kör bir bakışla saplanın demiyorum. Tabi ki doğru olup olmadığını araştıracaksınız ama sırf bildiklerinizi değersiz kılıyor veya sizin yönteminizi sarsacak diye yeniye karşı çıkmak, yok oluşu ertelemek ve daha feci hale getirmekten başka bir şey değildir. Kodak bu konudaki en iyi örnektir. Film satma işi dijital makinelerle sona erince, o da yazıcı piyasasını derinden sarsacak bir buluşa odaklandı. Film işine ısrarla devam etseydi, şu anda batmıştı. Yeniyi alın inceleyin ve artık eskiye ihtiyacınız yoksa, eskiyi de elden çıkarın ve lütfen değişmekten, gelişmekten korkmayın!

1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (3 oy verildi)
Yükleniyor ... Yükleniyor ...
Yorumlar : 3 yorum var
Kategori : Yeni Trendler, Pazarlama

Yıldızlarla aranız nasıl ?

5 03 2007

Yöneticiler, liderler, patronlar, zamanlarının çok büyük bir kısmını verimsiz personelle, problemli personelle ve problemli yöneticilerle geçirme eğilimi taşırlar.

Problemli personeli iyi birer çalışan haline getirebilmek için uğaşır, onları teşvik edip dururlar.

Patronlar, yöneticiler, liderler zamanlarının büyük çoğunluğunu aslında şirketlerindeki yıldızlarla geçirmeliler. Yıldızlar derken kastettiğim en iyi , en başarılı çalışanlardır ve zaten başarılı oldukları için patronlar onları kendi haline bırakır.

Başarılı diye “onunla ilgilenmeye gerek yok, zaten başının çaresine bakar” dememeli, tam tersine bu başarılı insanlardan öğrenebileceklerinizi ve size katacaklarını düşünmelisiniz. Ayrıca unutmayın ki başarılarında sizin motivasyonunuza ihtiyacı vardır.

Yıldızlarla daha çok vakit geçirin, ışıklarının sizin ışığınızı da artıracağından emin olabilirsiniz.

Aylık değerlendirmenizde sadece başarısızlıkların nedenlerini masaya yatırmayın ve başarısızlara hesap sormayın, başarılı olanları da dinleyin ve başarılarının nedenlerini çözmeye ve öğrenmeye çalışın.

Bu durum, başarıyı sürekli hale getirecek, yıldızların, sizin ve şirketinizin daha çok başarılı olmasına yol açacaktır.

1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (4 oy verildi)
Yükleniyor ... Yükleniyor ...
Yorumlar : 5 yorum var
Kategori : Farkındalık, İnsan Kaynakları, Kişisel Gelişim, Pazarlama

Sponsor

     

Yeni Yazılar

  • Ev konseptinin önlenemez yükselişi
  • Balıkçı ile yaşlı iş adamının öyküsü
  • Y kuşağı ve İnsan Kaynakları
  • İş hayatında başarılı olmanın yolları
  • Sıkılan erkekler satışları nasıl yükseltir?
  • Mutluluk ve sen
  • Yeni İnsan Kaynakları veya İ.K. 2.0.
  • Pazarlama ve Karnaval
  • Kariyer sitelerinden yapılan hatalı başvurular
  • Ürün geliştirme ve hizmet geliştirme?
  • Sunum hazırlarken nelere dikkat etmeli?
  • Büyük fikir nasıl bulunur? The Big Idea
  • Gelişen teknoloji ve yeni iş fırsatları
  • Tersine akıl hocalığı ve genç çalışanlar
  • Kotler ve bir pazarlama öğrencisi

Son Yorumlar

  • Kotler ve bir pazarlama öğrencisi yazısı için HAKAN DEMİR tarafından yapılan yorum
  • Kotler ve bir pazarlama öğrencisi yazısı için K.Can tarafından yapılan yorum
  • Pazarlamacı olmak ya da olmamak yazısı için ECEM ÇOBANOĞLU tarafından yapılan yorum
  • Kotler ve bir pazarlama öğrencisi yazısı için Umut tarafından yapılan yorum
  • Sıkılan erkekler satışları nasıl yükseltir? yazısı için Bahadir Kotan tarafından yapılan yorum
  • İş hayatında başarılı olmanın yolları yazısı için akasya billur tarafından yapılan yorum
  • Balıkçı ile yaşlı iş adamının öyküsü yazısı için Ergün Özyurt tarafından yapılan yorum
  • Pazarlamacı olmak ya da olmamak yazısı için orçun(kitapcı) tarafından yapılan yorum
  • İş hayatında başarılı olmanın yolları yazısı için aylin tarafından yapılan yorum
  • Ürün geliştirme ve hizmet geliştirme? yazısı için mustafa tarafından yapılan yorum

Kategoriler

  • Başarı
  • Blog
  • Eğitim
  • Farkındalık
  • İnovasyon
  • İnsan Kaynakları
  • İnteraktif Pazarlama
  • internet
  • Kişisel Gelişim
  • Kitap
  • Marka
  • Mobil Pazarlama
  • Niş Pazarlama
  • Pazarlama
  • Pazarlama İletişimi
  • Sunum
  • Tasarım
  • Womm
  • Yeni İş Fikirleri
  • Yeni Trendler

Arşiv

  • Mayıs 2008
  • Nisan 2008
  • Mart 2008
  • Şubat 2008
  • Ocak 2008
  • Aralık 2007
  • Kasım 2007
  • Eylül 2007
  • Temmuz 2007
  • Haziran 2007
  • Mayıs 2007
  • Nisan 2007
  • Mart 2007
  • Şubat 2007
  • Aralık 2006
  • Kasım 2006
  • Ekim 2006
  • Eylül 2006

Popüler Yazılar

  • Yeni İnsan Kaynakları veya İ.K. 2.0.
  • Gerçekten de her şey bitti mi?
  • Bir fincan kahve ile tatile çıkılır mı?
  • EcoHanger, yeni fikirler ve pazarlama
  • Büyük marka ve zeki marka
  • Pazarlamada karar süreci ve digg sistemi
  • Kotler ve bir pazarlama öğrencisi
  • Sıkılan erkekler satışları nasıl yükseltir?
  • Mutluluk ve sen
  • İnovasyon, pazarlama, Xerox ve Apple

Meta

  • Giriş
  • Yazılar RSS
  • Yorumlar RSS

Stat


| Kullanım Koşulları | Gizlilik Bildirimi | Design | Wordpress