• Ana Sayfa
  • Hakkımda
  • Abonelik
  • Kitaplık
  • Bağlantılar
  • İletişim

Yeni İnsan Kaynakları veya İ.K. 2.0.

25 01 2008

yik2.jpg

Ükemizde İnsan Kaynakları, 2000 yılına girerken yükselişe geçmiş ve şirketler için insan kaynakları hayati bir öneme sahip olmuştu. Bir zamanların personelcileri birden bire gelen insan kaynakları kavramının altında sıkışıp kalmışlardı. Personel müdürleri veya personelciler, insan kaynaklarının özlük işleriyle uğraşırken, üzerlerinde kalan personel işe alma yerleştirme işlemiyle ilk zamanlar sıkıntılı günler geçirmişlerdi. İnsan Kaynakları denince herkesin aklına o zamanlar, işe alma ve mülakat kavramları geliyordu.

Derken, yıllar geçti ve parlayan insan kaynakları yavaş yavaş sıradan bir hal almaya ve popülerliğini “pazarlama” kavramına bırakmaya başladı. Artık şirketler artan küresel rekabet karşısında pazarlamayı iyi bilmeye ihtiyaç duyuyorlardı. Hedef, daha çok müşteriye daha çok satışı daha karlı ürünlerle yapmaktı. Bu aşamada, özellikle hizmet yoğun sektörlerde, iş gelip çalışanlarda bitmeye başladı. Tüm pazarlama stratejileri süperdi ama personel mağazada o müşteriye o ürünü satamadıktan sonra muhteşem stratejilerin bir anlamı yoktu. Kocaman bir eksik vardı ortada. Bu eksiği tamamlamak tabi ki insan kaynaklarının görevi olacaktı.

Pazarlamada bunlar olurken, İnsan kaynaklarında yeni şeyler olmaya başlamıştı çoktan. Ben buna “Yeni İsan Kaynakları - İ.K. 2.0.” diyorum. Bunda şüphesiz pazarlama’nın tüm şirketi sarmasının da önemi büyüktü. İnsan Kaynakları, artık daha pazarlama odaklı olmaya başlamış ve yeniden çalışanların, yani insan kavramının önemini fark eden şirketler, İnsan Kaynakları departmanlarını revize etmeye başlamışlardı. İnsan Kaynakları geçen sürede, “Eğitim - Training ” “Kariyer planlama - Career Planning”, “Kariyer geliştirme-Career Development” “Mentoring-Akıl hocalığı” “Motivasyon-Motivation”, “Outsourcing-Dış kaynak kullanımı”, “Coaching-Koçluk” gibi kavramları da çoktan yanına almış, çok önemli bir departman olmuştu. Odalarından dışarıya adım atmayan İ.K’cılar sahada görünmeye başlamıştı. Şüphesiz duruma en çabuk uyum sağlayanlar, daha önce sahada ve şirketlerin başka departmanlarında çalışmış olan İ.K.cılardı. Bazı İ.K. cılar ise yeni durum karşısında zorlanıyorlardı biraz. Onlar, önceleri pek sahada görünmez, fildişi kulelerini terk etmezlerdi. Ama artan küresel rekabet, çalışanlarıyla daha iç içe olan, çalışanlarını geliştiren İnsan Kaynakları departmanları ortaya çıkarmıştı.

Aslında bahsettiğim şeyler, Avrupa ve Amerika’da 1990′da çoktan oluşmuştu. Ama bunlar bize daha yeni ulaşmaya başladılar. Burada orta ve ortanın altı şirketlerden bahsettiğim de unutulmasın. Uluslararası şirketler bu trendi uzun zaman önce yakalamışlardı zaten.

Peki bundan sonra neler olacak insan kaynaklarında? “Yetenek” kelimesini sıkça duyacağız. Yetenekli personelin çok şey değiştirdiğini göreceğiz. Yetenekli insanları bulmak, bunların yeteneklerini geliştirmek ve yeteneklerini doğru şekilde kullanmak için çokça uğraşacak insan kaynakları. “İnovasyon” yani “Kar sağlayan yaratıcılık” da çokça konuşulacak İnsan kaynaklarında. İnovasyon ile birlikte “Değişim Yönetimi” de ortaya çıkacak. İ.K.cılar, çalışanların değişime ayak uydurması ve yenilikçi olmalarını sağlamaya çalışacak. “Odaklanma” ve “Kurum Kültürü” önem kazanacak.

Gelecekte kariyer planlama, şirketler arası hızlı geçişler nedeniyle önemini kaybedebilir. İş analizleri ve Görev tanımları yaratıcılığı öldürdüğü ve piyasalar çok hızlı değiştiği ve organizasyon yapısı da bu durum karşısında değiştiği için önemini yitirecek. İnsan kaynakllarında yıllık planlar da önemini kaybedecek. Çünkü durumlar karşısında hızlı hareket için bu planlar hantal kalacak.

Teknoloji kullanımı ile birlikte seçme süreci tamamen internet üzerinden olacak. Özlük işleri, teknoloji kullanımı ve e-uygulamalar sayesinde daha basit hale gelecek. Hukuksal konular ise, daha çok hukuk birimine geçecek.

Eğitim, Geliştirme, Coaching(Koçluk) – Mentoring (Akıl Hocalığı), Motivason, Duygu yönetimi ve Kurum Kültürü” kavramları, Yeni insan kaynaklarında oldukça önemli olacak.
2008′de İnsan Kaynakları, şirketlerin merkezlerine yerleşecek gibi görünüyor. Bunu fark eden şirketler büyümelerini ve karlılıklarını sürdürecekler. Ama boşver İ.K. yı önemli olan satış ve pazarlama diyen şirketler ise yavaş yavaş karlılıklarını kaybedecekler. Kaliteli ve ucuz ürün satıyor olsalar bile, o ürünleri satanların ve yapanların da insan olduklarını unuttuklarından kaybetmeye mahkum olacaklar. İşini seven başarılı çalışanlar, şirketlerini büyütecekler, işini sevmeyen çalışanlar da zaten başarısız olacaklarından şirketlerini küçültecekler. Küçülmek ve büyümek, bu yeni zamanda, İnsan Kaynakları departmanının küçüklüğü(önemsizliği) veya büyüklüğü(önemliliği) ile orantılı gibi görünüyor. Çalışanlarını çok mutlu eden, başarılı, yeni insan kaynaklarıyla yönetilen, bir şirket nasıl olur? Aşağıdaki görüntülerdeki gibi olabilir mi? Yeni İnsan Kaynakları’nın parolası “Mutluluk ve başarı” olacak gibi görünüyor. Sizce de öyle değil mi? (R)

http://video.google.com/videoplay?docid=-8618166999532839788

1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (22 oy verildi)
Yükleniyor ... Yükleniyor ...
Yorumlar : 1 yorum var
Kategori : Yeni Trendler, Eğitim, İnovasyon, Farkındalık, İnsan Kaynakları, Pazarlama

Sunum hazırlarken nelere dikkat etmeli?

9 12 2007

İş dünyasında, sunumlar eskiden tepegözler vasıtasıyla yapılırdı. Fotokopiler halinde hazırlanan sunumlar, tepegözler vasıtasıyla dinleyicilere anlatılırdı. Bol yazılı az grafikli ve çoğunlukla siyahbeyaz sunumlardı bunlar. Yıllar önce, microsoft’un oficce yazılımları ve powerpoint sayesinde sunum teknikleri de değişiklik göstermeye başladı.

Artık Powerpoint sayesinde, sunumlar daha renki, daha kolay hazırlanıyor ve daha rahat sunuluyor. İlk zamanlar bilgisayardan idare edilen sunumlar zamanla sunum kumandaları sayesinde rahatlıkla sunulmaya başlandı. Ama tüm bu gelişmelere rağmen sunum içeriklerinde oluşan bazı hatalar, sunumların hala renksiz geçmesine ve sıkıcı olmasına yol açabiliyor. Şimdi sunum hazırlarken nelere dikkat etmemiz gerektiğine göz atalım.

1- Sunumu sunacak kişinin, mutlaka sunumu kendisinin hazırlaması gerekiyor. Sakın asistanlarınıza hazırlattığınız sunumları insanlara anlatmaya çalışmayın. Bu durum, sunuma olan hakimiyetinizi azaltığı gibi, bazen sonraki sayfalarda gelecek şeyleri bilmediğiniz için, konuya erken girmenizi ve sunum geldiğinde de anlatacak şeyler tükendiği için, “daha önce buna değinmiştik” deyip o slaytı pas geçmenize yol açıyor. Dinleyicileriniz de bu durumda “Madem değinmiştik, o zaman ne demeye gösteriyorsun” diye düşünebilirler. İyi sunum yapmak için, o sunumu mutlaka sizin hazırlamış olmanız gerekiyor

2- Sunumunuzun hedefini belirleyin. Bu sunumu niye yapıyorsunuz ve bu sunumdan ne bekliyorsunuz. Özellikle hedef eksikliğinden dolayı, nereye varacağını bilemeyen çok sunumla karşılaştım, dinlediğim bazı konferanslarda. Ortaya karışık bir sunum yap gitsin mantığı pek işe yaramaz. Sunumunuzun bir hedefi olmalı.

3- Dinleyicilerinizin yapısını ve önyargılarını bilmeniz gerekiyor. Onlar hakkında öğrenebileceğiniz ne varsa öğrenmeye çalışın. Bu onları anlamanızı ve onlarla iletişim kurmanızı kolaylaştıracaktır. Dinlediğim yabancı guruların çoğunluğu sunumlarından önce, sonra veya sunumlarının içinde mutlaka, Kapalışarşının muhteşemliği, İstanbul boğazın güzelliği, Türk insanının sıcak kanlığı gibi aktüel konulardan bahsetmişlerdir. Bu durum, sunum yapan kişinin yabancılığını alır ve dinleyicileriyle yakınlaşmasını, onların önyargısını kırmasını sağlar. Yapılarını bilirseniz, onlarla empati kurabilirsiniz. Empati de iletişimin en önemli kuralıdır.

4- Dinleyicilerinizin beklentisini bilmeniz gerekiyor. Sizden ne bekliyorlar veya ne bilmek istiyorlar. Bunu bilmelisiniz, bunu bilmeden onlara ne anlatacağınızı bilemezsiniz.

5- Konuyu dinleyicilerinizin bakış açısına göre ele almalısınız. Gazete çalışanlarına yaptığınız bir sunumda geleneksel medyanın artık öldüğünü anlatmaya çalışırsanız kimse sizi dinlemeyecek, hatta salondan homurtular çıkacaktır. Ama bir internet haber portalı çalışanlarına bunu sunuğunuzda herkes can kulağıyla sizi dinleyecektir. Yani çoğu zaman dinleyicilerinizin tarafında yer alıyor olmanız gerekiyor. Çoğu guruyu zaten bizim bildiğimiz şeyi anlatarak, kafamızdaki fikirlerin doğru olduğuna bizi inandırdıkları için dinleriz. Bu yüzden, dinleyicilerin, “Demek ki doğru yoldaymışız” lafını yabancı bir gurunun konferansı sonrasında sıkça duymak olasıdır. Bakış açılarını bilemezseniz, sunumunuz yavan kalabilir.

6- Sunumunuzu, sunumun yapılacağı zamanın koşullarına, o sırada konu ile ilgili yükselen trendlere, yaşanan güncel olaylara ve sunumun yapılacağı yere göre biçimlendirin. Mesela bu günlerde web hakkında bir sunum hazırlıyorsanız, mutlaka sosyal networklerden ve facebook’tan bahsetmeniz gerekmektedir. Bir reklamcıysanız Andy Warhol’un o meşhur sözünü (Bir gün herkes 15 dakikalığına ünlü olacak) hatırlatıp Youtube ve türevlerinden bahsedebilirsiniz. Pazarlama ve web sunumlarında 4 sene önce Google, 3 sene önce bloglar, geçen sene Youtube bu sene ise Facebook olmaz ise olmaz konular arasında yer alıyor. Gündemden ve anlattığınız konular hakkındaki gelişmelerden haberdar olun ve sunumunuzu buna göre hazırlayın. Gündemden geride kalmışsanız kimse sizi dinlemeyecek ve sunumunuz boşa gidecektir.

7- Powerpoint’te sunum hazırlama konusunda kendinizi geliştirin. Sade, anlaşılabilir, sıkıcı olmayan sunumlar hazırlayın. Mesela Guy Kawasaki, 10-20-30 diye bir kural geliştirmiştir. Yani teknik olatarak özetlersek sayfa sayısı 10′u, sunum süresi 20 dakikayı geçmemelidir. Sunum içerisinde kullanılan harflerin boyutu 30pt’den küçük yani büyük olmamalıdır. Ben bu kuralı bazen esnetebiliyorum. Sunum 30 dakika olabilir ama daha fazlası değil. Sayfa sayısı da 20 olabilir diyorum ama yine de sayfa sayısı az olsun diye sayfaları çokça yazı ve meteryalle doldurmamalısınız. Sunumda çok birkaç yazı karakterini birden kullanmayın, tavsiye edilen tek yazı karakteridir ve en fazla 2 yazı karakteri kullanmalısınız. Sunumda çok fazla metin kullanmayın. Daha çok resim ve fotoğraf kullanın (ama powerpoint’in clipart’larını kullanmayın) Okunması kolay, Arial, Helvetica, Verdana, Tahoma gibi karakterlerden birini kullanın. Çarpıcı ve kısa cümleler ise dinleyicilerinizin dikkatini açık tutacaktır. Ayrıca klasik powerpoint temaları yerine kendi oluşturduğunuz tema ve backgroundlar kullanının. Bunun için de biraz photoshop tarzı grafik programları kullanmayı öğrenin.

8- Ve en önemlisi, anlattığınız şeyi çok iyi bilin ve anlattığınız şeye önce siz inanın. İnanmadığınız bir şeye asla başkalarını inandıramazsınız. Mesela şirketiniz yeni projesi ile ilgili sizden bir sunum istiyorsa, mutlaka tüm ayrıntıları öğrenin ve tüm soruları önce siz sorun. Dinleyicilerinizin size yöneltiği bir soruyu cevaplayamazsanız veya kaçamak cevap verirseniz sunumunuz orada bitmiş demektir.

Tüm bunları sağladıysanız, artık sunumunuz, sunulmaya hazır demektir. Sunum aşaması ise hazırlık aşamasından daha önemli bir aşamadır. Onu da başka bir yazımızda ele alalım. Sunum hazırlamak, gerçekten önem verilmesi gereken bir konudur, siz hazırladığınız sunuma önem vermezseniz, dinleyicileriniz de size önem vermeyeceklerdir. Sunum hazırlığına önem verdiğinizde ise, onlar da sizin anlattıklarınıza önem vereceklerdir.

1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (36 oy verildi)
Yükleniyor ... Yükleniyor ...
Yorumlar : 4 yorum var
Kategori : Eğitim, Sunum, İnsan Kaynakları, Pazarlama, Tasarım

Gelişen teknoloji ve yeni iş fırsatları

10 11 2007

Teknoloji tek bir üründe daha çok özelliği barındırmaya başladıkça, bu teknolojik ürünleri kullanmak da zorlaşıyor. Sadece konuşmak için yapılan ilk cep telefonundan, resim, video çeken, televizyon izleyebildiğimiz, yüzyüze görüntülü konuşabildiğimiz, internete bağlanabildiğimiz, ofis dosyalarımızı açıp bakabildiğimiz bir cep telefonuna geçeli uzun zaman oluyor. Bu durum, bu teknoloji harikası telefonları kullanmayı zorlaştırıyor. Ama gelişen teknoloj ile birlikte yeni iş fırsatları ve iş kolları ortaya çıkıyor.

Bunlardan biriyle Springwise‘ın yeni bülteni sayesinde haberdar oldum. Şirketin ismi Mobil Mentor. Yeni Zellanda’lı şirket şu anda, Sony Ericsson, Nokia ve Motorolla başta olmak üzere büyük markalar için montörlük yapıyor. Eğer çok ileri teknoloji ürünü telefon kullanıyorsanız ve işten güçten bunu öğrenecek zamanınız da yoksa Mobil Mentorlar size bunu 1 saate öğretiyorlar. Bire bir veya grup eğitimlerine katılabilir hatta uzaktan telefonla da size yardımcı olabilirler. Siz zaman kazanmış ve son teknoloji ürünü telefonunuzun tüm özelliklerini hızlıca öğrenmiş oluyorsunuz. Tabi bunun için cebinizden biraz para çıkıyor ama siz de telefonunuzdan iyice verim almış oluyorsunuz.

Mobil Mentor’lük bir eğitim programı. Eğitime farklı bir bakış açısı getiriyor ve teknolojik gelişmelerle ortaya çıkan boşluğu iyi bir şekilde dolduruyor. Bu programı ülkemizdeki teknoloji mağazaları da kullanabilirler. Bu konuda gerçekten büyük bir açık var. İnsanlar aldıkları çoğu ürünü kullanmayı bilmiyor (Bunun eksikliğini teknoloji forumlarında gidermeye çalışıyorlar) ve özellikle ileri teknoloji kullanan, gelir durumu yüksek müşterilere bu hizmeti sunmak, şirkete katma değer katabilir. Hatta bunu promosyon olarak bile sunabilirler. Eğer 1500 ytl’lik bir ürün aldıysanız, 100 ytl daha verip o ürünün özelliklerini 1 satte öğrenmeyi de isteyebilirsiniz. Eğitim ve danışmanlık şirketleri teknolojiye biraz daha yaklaşmalılar diye düşünüyorum. Artık 3 aylık bilgisayar kurslarına insanların gidecek zamanı yok, bu da bire bir eğitimlerin ileride önem kazanacağını ve eğitim sürelerinin kısalacağını gösteriyor. Yeni iş fırsatlarını yakalamak için bazen, değişen dünyanın farkında olmak gerekiyor.

1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (27 oy verildi)
Yükleniyor ... Yükleniyor ...
Yorumlar : Henüz yorum yok
Kategori : Eğitim, Sunum, İnsan Kaynakları, Pazarlama

Pazarlamada personel faktörü ve müşteri

18 05 2007

Bir arkadaşım, “Pazarlamacılar, satış yapan elemanlarına neden daha çok ürün sattırmaya çalışırlar?” diye bir soru sordu.”Daha çok satmaya çalışan personelden ben ürün almam” diye de ekleme yaptı.

Bu aslında müşteri olduğumda beni de sıkan bir durumdur. Zorla bir şeylerin kendisine satılmasını kimse istemez tabi ki. Pazarlamacılar, için daha çok satış işin sonuç kısmıdır. Daha çok satış ise sadece satış elemanının yapabileceği bir şey değildir. Çoğu zaman, yetersiz bir ürünü size satmaya çalışan biri ile karşılaşmışsınızdır. Ne yapsa da alamazsınız. (Bu, “Zorla satış” konusunu başka bir yazıya saklıyorum)

Aslında arkadaşın sözü aklıma başka bir şeyi getirdi. Siz pazarlamacı olarak her şeyi yapar, ve ürününüzü en iyi şekilde müşteriye anlatırsınız. Hikayeniz mükemmel, ürününüz mükemmeldir. Ama gelin görün ki, müşterinizi kızdıran tek bir satış elemanı sizin ürününüzün satışını engelleyebilir. Kısa zamanda bu aksi personelinizin ünü o bölgedeki diğer müşteriler tarafından da duyulur. Ve bir anda satışlarınız düşer. Özellikle ülkemizde başkasının tavsiyesi ile hareket etme oranı oldukça yüksektir. Bir anda tüm pazarlama planlarınız bir personel yüzünden o bölgede sekteye uğrayabilir.

Çözüm : Personeli eğitmek, bilgilendirmek, gelişmesini sağlamak. Çünkü onlar müşteri ile temas sürekli temas halinde. Müşteri sizi tanımaz, personelinizi tanır. Bu yüzden tüm yapacaklarınızdan önce personelinizin haberi olsun. Kısaca tüm şirket pazarlama yapmalı.

Dipnot : İş hayatımda yoğun ve yüksek tempolu günler geçiriyorum. Zaman neredeyse yetmiyor. Bu yüzden biraz az yazıyorum. Umarım bu durumu anlayışla karşılarsın sevgili okurum.

1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (6 oy verildi)
Yükleniyor ... Yükleniyor ...
Yorumlar : 1 yorum var
Kategori : Eğitim, İnsan Kaynakları, Pazarlama

Sponsor

     

Yeni Yazılar

  • Pazarlama, Pazarlama öğrencileri, Kotler v.s.
  • Ev konseptinin önlenemez yükselişi
  • Balıkçı ile yaşlı iş adamının öyküsü
  • Y kuşağı ve İnsan Kaynakları
  • İş hayatında başarılı olmanın yolları
  • Sıkılan erkekler satışları nasıl yükseltir?
  • Mutluluk ve sen
  • Yeni İnsan Kaynakları veya İ.K. 2.0.
  • Pazarlama ve Karnaval
  • Kariyer sitelerinden yapılan hatalı başvurular
  • Ürün geliştirme ve hizmet geliştirme?
  • Sunum hazırlarken nelere dikkat etmeli?
  • Büyük fikir nasıl bulunur? The Big Idea
  • Gelişen teknoloji ve yeni iş fırsatları
  • Tersine akıl hocalığı ve genç çalışanlar

Son Yorumlar

  • Kotler ve bir pazarlama öğrencisi yazısı için HAKAN DEMİR tarafından yapılan yorum
  • Kotler ve bir pazarlama öğrencisi yazısı için K.Can tarafından yapılan yorum
  • Pazarlamacı olmak ya da olmamak yazısı için ECEM ÇOBANOĞLU tarafından yapılan yorum
  • Kotler ve bir pazarlama öğrencisi yazısı için Umut tarafından yapılan yorum
  • Sıkılan erkekler satışları nasıl yükseltir? yazısı için Bahadir Kotan tarafından yapılan yorum
  • İş hayatında başarılı olmanın yolları yazısı için akasya billur tarafından yapılan yorum
  • Balıkçı ile yaşlı iş adamının öyküsü yazısı için Ergün Özyurt tarafından yapılan yorum
  • Pazarlamacı olmak ya da olmamak yazısı için orçun(kitapcı) tarafından yapılan yorum
  • İş hayatında başarılı olmanın yolları yazısı için aylin tarafından yapılan yorum
  • Ürün geliştirme ve hizmet geliştirme? yazısı için mustafa tarafından yapılan yorum

Kategoriler

  • Başarı
  • Blog
  • Eğitim
  • Farkındalık
  • İnovasyon
  • İnsan Kaynakları
  • İnteraktif Pazarlama
  • internet
  • Kişisel Gelişim
  • Kitap
  • Marka
  • Mobil Pazarlama
  • Niş Pazarlama
  • Pazarlama
  • Pazarlama İletişimi
  • Sunum
  • Tasarım
  • Womm
  • Yeni İş Fikirleri
  • Yeni Trendler

Arşiv

  • Mayıs 2008
  • Nisan 2008
  • Mart 2008
  • Şubat 2008
  • Ocak 2008
  • Aralık 2007
  • Kasım 2007
  • Eylül 2007
  • Temmuz 2007
  • Haziran 2007
  • Mayıs 2007
  • Nisan 2007
  • Mart 2007
  • Şubat 2007
  • Aralık 2006
  • Kasım 2006
  • Ekim 2006
  • Eylül 2006

Popüler Yazılar

  • Yeni İnsan Kaynakları veya İ.K. 2.0.
  • Gerçekten de her şey bitti mi?
  • Bir fincan kahve ile tatile çıkılır mı?
  • EcoHanger, yeni fikirler ve pazarlama
  • Büyük marka ve zeki marka
  • Pazarlamada karar süreci ve digg sistemi
  • Pazarlama, Pazarlama öğrencileri, Kotler v.s.
  • Sıkılan erkekler satışları nasıl yükseltir?
  • Kotler ve bir pazarlama öğrencisi
  • Mutluluk ve sen

Meta

  • Giriş
  • Yazılar RSS
  • Yorumlar RSS

Stat


| Kullanım Koşulları | Gizlilik Bildirimi | Design | Wordpress