Etrafımıza baktığımızda çok sayıda konuşan insan görüyoruz. Herkes konuşuyor, bazen o kadar çok konuşuyorlar ki onları durdurup araya bir kaç cümle sıkıştırmak bile oldukça zor oluyor. İşin en ironik yani ise şu: Çok konuşan bu tarz kişiler, en çok kendilerinin konuştuklarını, herkesin onları dinlediğini düşünüyor ama konuştuklarını aslında kimse dinlemiyor. Çünkü dinlemeyi bilmeyen bir kişi, konuşmayı henüz bilmiyor demektir ve sesi duyulmayacaktır.
Sisli havada silahını ateşleyen bir avcı isabetli bir atış yapamaz. Sadece kendi yerini belli eder!
Müzakerelerde durmadan konuşmak çok tehlikelidir. Elimizdeki her şeyi savururuz ve elimizde hiçbir şey kalmaz. Bu sırada muhtemelen karşı tarafta çoktan dinlemeyi kesmiş ve savurduklarımız boşa gitmiştir.
En iyi konuşmacılar aynı zamanda en iyi dinleyicilerdir. Psikolaglar insanları çabuk ikna ederler. Bunun nedeni onları sürekli dinlemeleri ve daha çok anlatmaya teşvik ederek, onları çözmeleridir. Bu sırada her iyi müzakereci gibi doğru soruları da sorarlar. Ama her zaman ve önce dinlerler.
Yorumlar