Archive for category: Farkındalık

Z kuşağı ve iş dünyasındaki büyük değişim

Z kuşağı ve iş dünyasındaki büyük değişim

Z kuşağı iş dünyasına en sert girişi yapıp tüm yönetim sistemlerini dağıtacak ve iş dünyasında çok şeyi değiştirecek  ilk kuşak olacak. Çünkü bu kuşak çok farklı bir teknoloji ile büyüyor. Artık şirketler bu İnternet çocukları için stratejileri gözden geçirmeye başladı bile.

Şüphesiz İnsan Kaynaklarının da bu kuşağa göre stratejilerini şimdiden hazırlaması gerekiyor. Bu kuşak Y kuşağından bile çok farklı bir yaşam deneyimine sahip. Okuma yazma öğrenmeden İphone kullanmaya başlayan sonra ise tabletler ile dokunmatik yetişen bir kuşaktan bahsediyoruz.

Dokunmak iletişim sürecinin en samimi kısmını oluşturuyor. Z kuşağı ekranlara dokunarak dünyayı öğreniyor.  Ve bu yetişme tarzı onları offline yaşamdan kopartıyor. Kitaplar ve dergiler, klasik eğitim ve öğretim sistemleri bu kuşak için etkisisiz olacak! Aşağıdaki video bahsettiğim her her şeyi özetliyor. iPad kullanan 1 yaşındaki bebek normal dergilerden hoşlanmıyor ve onlarında görüntülü olmasını istiyor.

YouTube Preview Image

2003 yılından sonra doÄŸan bu kuÅŸağın en büyüğü henüz  8 yaşında. Bu kuÅŸak tam teknoloji çağı mensubu. Taşınabilen, hep yanlarında olan küçük aygıtları var. Netbook,  iPod, iPhone, iPad ayrılmaz parçaları. Ev ödevlerini “elektrikler kesildi, ondan yapamadım” deÄŸil; “internet baÄŸlantım kopuktu” diyen ondan yapmadım diyecek kuÅŸak. Yeni teknolojik olanaklarla iletiÅŸim ve ulaşım kolaylıkları ile hep iletiÅŸim halindeler.

Karşılıksız iyi niyetin karşılığı ve sonuçları

Karşılıksız iyi niyetin karşılığı ve sonuçları

Karşılıksız iyi niyet ve sonuçları, hem müzakerelerde, hem de günlük yaÅŸamda oldukça ilgimi çekmiÅŸ ve sonuçlarının insanlarda yarattığı ÅŸaÅŸkınlık bana ironik gelmiÅŸtir. Bununla ilgili bir yazı kaleme almak üzereyken, bu konuda yazılmış çok daha iyi bir yazıya rastlayınca, kendi yazım yerine Mike Freedman’ın yazısını paylaÅŸmak istedim.

“Geçenlerde eÄŸitim verdiÄŸimiz bir otelde kahve molası ana eÄŸitim odasına kurulmuÅŸtu. Bazı katılımcılar bu ana odada hazırlık yaparken diÄŸerleri baÅŸka odalarda çalışıyor ve bu masada sunulan yemeklere ulaÅŸamıyordu.  Adil olunması gerektiÄŸini düşünerek, bir tabaÄŸa sandviçler, kekler, kurabiyeler yerleÅŸtirdim ve onlara götürdüm.   Odada oturan üç bayan bir tabaÄŸa baktılar, bir bana baktılar ve hep bir ağızdan “kahve?” diye sordular.

Daha farklı bir tepki bekleyemezdim aslında. Gerçek ÅŸu ki her kursta, özellikle ilk canlı vakada bir kaç katılımcının karşı tarafa hiç bir ÅŸart koÅŸmadan sadece iyi niyet gösterisi olarak bir ÅŸey verdiÄŸini görüyoruz. Bunu neden yaptıklarını sorduÄŸumuzda ise bize bu jest/hediye veya esnekliÄŸin “kazan-kazan” anlaÅŸmasına gitmek için iÅŸbirlikçi bir ortam yaratmanın ilk adımı olduÄŸunu söylüyorlar. Ancak, ne zaman bir “iyi niyet” gösterisi görürsem içimden ‘eyvah’ dediÄŸimi fark ediyorum…

Steve Jobs’un hayat hikayesi ve deÄŸiÅŸtirdikleri

Steve Jobs’un hayat hikayesi ve deÄŸiÅŸtirdikleri

Steve Jobs (24 Åžubat 1955 – 5 Ekim 2011), Apple Computer’in kurucu ortağı, yönetim kurulu baÅŸkanı (CEO) ve genel müdürüydü. Bilgisayar sanayisinin önderlerindendi. Ayrıca Next Computer ve Pixar Animasyon Stüdyoları’nın yönetim kurulu baÅŸkanlığını da yaptı. YönettiÄŸi firmayı zirveye çıkardığı yıllarda Pankreas kanserine yakalandı. Hastalığa karşı verdiÄŸi 7 yıllık mücadeleden sonra 56 yaşında öldü.(via) Ölümünden sonra Apple Ceo su Tim Cook, “Apple, vizyon sahibi bir kiÅŸiyi ve bir yaratıcı dehayı; dünya inanılmaz bir insanı kaybetti.” dedi.

Bazı insanlar hiçbir şeyi değiştiremez, bazı insanlar kendilerini değiştirir bazı insanlar başkalarının hayatını değiştirir, bazı insanlar ise tüm insanlığın hayatını değiştirir.

Steve Jobs  tüm insanlığın hayatını deÄŸiÅŸtirenlerden biriydi. Steve Jobs olmasaydı Apple, Macintosh, Pixar, Mac Os , iPod,  iPhone, iPad olmayacaktı. Yetenekli ve yaratıcı bir insanın neler yapabileceÄŸinin en iyi örneÄŸi idi. İlk Mac bilgisayarım 1989 model 2 MB lık bir hard diski olan bir Mac Plus‘tı. Bu siyah beyaz bilgisayarı hala saklıyorum ve hala çalışıyor. Bir tür gönül bağı var Mac ile insanlar arasında. Steve Jobs teknolojiye kalp ekleyen kiÅŸidir benim için… 

Üniversite mezunları nasıl iş bulur ?

Üniversite mezunları nasıl iş bulur ?

Geçen hafta yapılan Avrupa İnsan Yönetimi Konferansında Selen KocabaÅŸ‘ın sunumundaki bir veri oldukça önemliydi.

“Lise seviyesindeki istihdamda iÅŸsizlik oranı azalırken, üniversite mezunu seviyesindeki istihdam da iÅŸsizlik oranı artıyor.”

Üniversite mezunları giderek daha çok işsiz kalıyor. İş başvurularında üniversite mezunlarının sayısı yükselirken, işe girme şansları ise düşüyor.

Bunun çok önemli 2 nedeni var.

1- Üniversiteler en az 4- 5 yıl sürüyor. 4-5 yıl herkes iş dünyasından uzak kalıyor!

2- Çok sayıda üniversite mezunu var ve bu yüzden bu alanda rekabet yüksek

Peki üniversite mezunu işsiz olmamak için neler yapmak gerekiyor?

Bunun cevabı 1. nedende aslında. 4-5 yıl iş dünyasından uzak kalmamak için üniversite okurken iş dünyasının içine girmenin de bir yolunu bulmak gerekiyor.

Üniversite eğitiminiz,  kariyerinizi engellemesin!

Maslow’un ihtiyaçlar teorisi ve İnsan Kaynakları

Maslow’un ihtiyaçlar teorisi ve İnsan Kaynakları

Maslow’un ihtiyaçlar teorisi , ABD’li psikolog Maslow tarafından ortaya atılmış ve sonrasında geliÅŸtirilmiÅŸ bir insan psikolojisi teorisi. Bu teori İnsan kaynakları ve motivasyon açısından önemli veriler taşıyor. Maslow’un ihtiyaçlar teorisi iÅŸ yaÅŸamına uygulandığında iÅŸe şöyle bir tablo ortaya çıkıyor:

  1. Fizyolojik ihtiyaçlar: Yemek ve barınma için yeterli maaş
  2. Güvenlik ihtiyaçları: Uzun süreli iş sözleşmesi, güvenli bir çalışma ortamı, eşit fırsatlar
  3. Ait olma ve sevgi ihtiyacı: Çalışma arkadaşları tarafından kabul görme, yakın dostluklar
  4. Değer ihtiyaçları : Etkileyici bir unvan, büyük ofis, şirket arabası
  5. Kendini gerçekleştirme ihtiyacı: Otonomi* ve kendini geliştirmesini sağlayacak bir iş imkanı

Çalışan motivasyonu ve ödüllendirme çoÄŸu ÅŸirket için çok önemli bir konu. Günümüz rekabet ortamında çalışanları ÅŸirketlerde tutmak oldukça zorlaşıyor. Çalışan baÄŸlılığı ve Maslow’un ihtiyaçlar teorisi arasındaki basit baÄŸlantıyı ÅŸirketler çözdüklerinde bu çalışan baÄŸlılığı sorununu da çözecekler gibi görünüyor.

Başarıya ulaşmak ve tuğladan duvar yapma sanatı

Başarıya ulaşmak ve tuğladan duvar yapma sanatı

Bazı başarı hikayeleri bizi çok etkiler. Birileri, bir ofisleri bile olmadan, evin garajında şirket kurmuş ve dolar milyoneri olmuş, şu anda arkalarına yaslanmış ve para üstüne para kazanıyorlardır. Bu hikayelerde dolar milyoneri girişimci, kolay yoldan, çalışmadan sadece parlak bir fikirle köşeyi dönmüş gibi düşünürüz.

Bize hemen para kazandıracak fikirler aklımıza gelmiyor diye hayıflanıp dururuz. Oysa başarı hiç de sanıldığı kadar kolay gelmez. Hele çalışmadan hiç gelmez. Başarı, çalışma hayatımızdaki tuğlalardan ve başarıyla örülmüş bir tuğlayı götüren o üç kırık tuğlanın toplamından oluşur.

Her tecrübe, her eğitim, her başarısızlık, duvarımıza bir tuğla veya kırık tuğla olarak katkıda bulunur.