• Ana Sayfa
  • Hakkımda
  • Abonelik
  • Kitaplık
  • Bağlantılar
  • İletişim

Ev konseptinin önlenemez yükselişi

10 05 2008

İki sene önce katıldığım bir pazarlama konferansında, yabancı bir guru, ev konseptinin önümüzdeki yıllarda büyük ilgi çekeceğini, insanların daha çok evde kalacağını, gittikleri yerlerde ise ev konforu ve güvenini yaşamak isteyeceklerini söylemişti. İnsanları maketlerden ev beğenip satın almaya daha yeni başlamışlardı. İKEA ise mağazasını açalı bir yıl olmuştu.

O sıralar kaç kişi bu adamı dinleyip ona göre yönünü belirledi bilinmez ama ev konsepti tüm iş piyasasını derinden etkiledi diyebiliriz. Koçtaş gibi yerli yapı marketler etkiyi hissedip kendilerini yeniden konumlandırdılar

İKEA’nın gelişi bir işaretti. İşareti geç algılasalarda yerli yapı marketler debir süre sonra harekete geçebildi. İnsanlar satın aldıkları evlere yerleşmeye ve içini döşemeye başlayınca mobilya piyasası büyük bir atağa geçti. Ardı ardına mobilya markaları ortaya çıktı. Fiyatlar ve ödeme koşulları daha cazip hale geldi. Ardı ardına dekorasyon firmaları açıldı.Küçük mobilyacılar, işleri büyüttüler, atölyeden dekorasyon firmasına dönüştüler. Hatta şu anda çoğu siparişlerini yetiştiremiyor.

Artık insanlar evlerinde daha çok vakit geçirmeye, evleriyle ilgilenmeye başladılar. Bu trend ev ürünleri satan tüm sektörleri etkiledi.  Mutfak ürünlerinden beyaz eşyaya tüm sektörler ürünlerini yeniden tasarlamaya başladılar.

Ev konseptinin başka bir etkisi ise kahve mağazalarında sıkça görülüyor. Bu mağazalar, ev konseptini mağazalarıa taşımaya, mağazalarını eve benzetmeye başladılar. Şüphesiz bu konuda Starbucks büyük öncülük yaptı. Daha sonra yerli kahveciler bunu bir adım ileri götürerek self servisi de kaldırdılar.

Şimdi ev konsepti en ciddi yükseliş dönemini yaşıyor. “Evim evim güzel evim” ya da “Eve Dönüş” mü demeliyiz bu trende  bilinmez ama bilinen şu ki, şirketler pazarlama politikaları ev konseptine göre yeniden gözden geçirilmeli ve buna göre atılımlar yapılmalılar. Yoksa evin dışında kalacak ve müşterilerine ulaşmakta zorluk çekmeye başlayacaklar.

1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (1 oy verildi)
Yükleniyor ... Yükleniyor ...
Yorumlar : Henüz yorum yok
Kategori : Yeni Trendler, Yeni İş Fikirleri, Pazarlama

Yeni İnsan Kaynakları veya İ.K. 2.0.

25 01 2008

yik2.jpg

Ükemizde İnsan Kaynakları, 2000 yılına girerken yükselişe geçmiş ve şirketler için insan kaynakları hayati bir öneme sahip olmuştu. Bir zamanların personelcileri birden bire gelen insan kaynakları kavramının altında sıkışıp kalmışlardı. Personel müdürleri veya personelciler, insan kaynaklarının özlük işleriyle uğraşırken, üzerlerinde kalan personel işe alma yerleştirme işlemiyle ilk zamanlar sıkıntılı günler geçirmişlerdi. İnsan Kaynakları denince herkesin aklına o zamanlar, işe alma ve mülakat kavramları geliyordu.

Derken, yıllar geçti ve parlayan insan kaynakları yavaş yavaş sıradan bir hal almaya ve popülerliğini “pazarlama” kavramına bırakmaya başladı. Artık şirketler artan küresel rekabet karşısında pazarlamayı iyi bilmeye ihtiyaç duyuyorlardı. Hedef, daha çok müşteriye daha çok satışı daha karlı ürünlerle yapmaktı. Bu aşamada, özellikle hizmet yoğun sektörlerde, iş gelip çalışanlarda bitmeye başladı. Tüm pazarlama stratejileri süperdi ama personel mağazada o müşteriye o ürünü satamadıktan sonra muhteşem stratejilerin bir anlamı yoktu. Kocaman bir eksik vardı ortada. Bu eksiği tamamlamak tabi ki insan kaynaklarının görevi olacaktı.

Pazarlamada bunlar olurken, İnsan kaynaklarında yeni şeyler olmaya başlamıştı çoktan. Ben buna “Yeni İsan Kaynakları - İ.K. 2.0.” diyorum. Bunda şüphesiz pazarlama’nın tüm şirketi sarmasının da önemi büyüktü. İnsan Kaynakları, artık daha pazarlama odaklı olmaya başlamış ve yeniden çalışanların, yani insan kavramının önemini fark eden şirketler, İnsan Kaynakları departmanlarını revize etmeye başlamışlardı. İnsan Kaynakları geçen sürede, “Eğitim - Training ” “Kariyer planlama - Career Planning”, “Kariyer geliştirme-Career Development” “Mentoring-Akıl hocalığı” “Motivasyon-Motivation”, “Outsourcing-Dış kaynak kullanımı”, “Coaching-Koçluk” gibi kavramları da çoktan yanına almış, çok önemli bir departman olmuştu. Odalarından dışarıya adım atmayan İ.K’cılar sahada görünmeye başlamıştı. Şüphesiz duruma en çabuk uyum sağlayanlar, daha önce sahada ve şirketlerin başka departmanlarında çalışmış olan İ.K.cılardı. Bazı İ.K. cılar ise yeni durum karşısında zorlanıyorlardı biraz. Onlar, önceleri pek sahada görünmez, fildişi kulelerini terk etmezlerdi. Ama artan küresel rekabet, çalışanlarıyla daha iç içe olan, çalışanlarını geliştiren İnsan Kaynakları departmanları ortaya çıkarmıştı.

Aslında bahsettiğim şeyler, Avrupa ve Amerika’da 1990′da çoktan oluşmuştu. Ama bunlar bize daha yeni ulaşmaya başladılar. Burada orta ve ortanın altı şirketlerden bahsettiğim de unutulmasın. Uluslararası şirketler bu trendi uzun zaman önce yakalamışlardı zaten.

Peki bundan sonra neler olacak insan kaynaklarında? “Yetenek” kelimesini sıkça duyacağız. Yetenekli personelin çok şey değiştirdiğini göreceğiz. Yetenekli insanları bulmak, bunların yeteneklerini geliştirmek ve yeteneklerini doğru şekilde kullanmak için çokça uğraşacak insan kaynakları. “İnovasyon” yani “Kar sağlayan yaratıcılık” da çokça konuşulacak İnsan kaynaklarında. İnovasyon ile birlikte “Değişim Yönetimi” de ortaya çıkacak. İ.K.cılar, çalışanların değişime ayak uydurması ve yenilikçi olmalarını sağlamaya çalışacak. “Odaklanma” ve “Kurum Kültürü” önem kazanacak.

Gelecekte kariyer planlama, şirketler arası hızlı geçişler nedeniyle önemini kaybedebilir. İş analizleri ve Görev tanımları yaratıcılığı öldürdüğü ve piyasalar çok hızlı değiştiği ve organizasyon yapısı da bu durum karşısında değiştiği için önemini yitirecek. İnsan kaynakllarında yıllık planlar da önemini kaybedecek. Çünkü durumlar karşısında hızlı hareket için bu planlar hantal kalacak.

Teknoloji kullanımı ile birlikte seçme süreci tamamen internet üzerinden olacak. Özlük işleri, teknoloji kullanımı ve e-uygulamalar sayesinde daha basit hale gelecek. Hukuksal konular ise, daha çok hukuk birimine geçecek.

Eğitim, Geliştirme, Coaching(Koçluk) – Mentoring (Akıl Hocalığı), Motivason, Duygu yönetimi ve Kurum Kültürü” kavramları, Yeni insan kaynaklarında oldukça önemli olacak.
2008′de İnsan Kaynakları, şirketlerin merkezlerine yerleşecek gibi görünüyor. Bunu fark eden şirketler büyümelerini ve karlılıklarını sürdürecekler. Ama boşver İ.K. yı önemli olan satış ve pazarlama diyen şirketler ise yavaş yavaş karlılıklarını kaybedecekler. Kaliteli ve ucuz ürün satıyor olsalar bile, o ürünleri satanların ve yapanların da insan olduklarını unuttuklarından kaybetmeye mahkum olacaklar. İşini seven başarılı çalışanlar, şirketlerini büyütecekler, işini sevmeyen çalışanlar da zaten başarısız olacaklarından şirketlerini küçültecekler. Küçülmek ve büyümek, bu yeni zamanda, İnsan Kaynakları departmanının küçüklüğü(önemsizliği) veya büyüklüğü(önemliliği) ile orantılı gibi görünüyor. Çalışanlarını çok mutlu eden, başarılı, yeni insan kaynaklarıyla yönetilen, bir şirket nasıl olur? Aşağıdaki görüntülerdeki gibi olabilir mi? Yeni İnsan Kaynakları’nın parolası “Mutluluk ve başarı” olacak gibi görünüyor. Sizce de öyle değil mi? (R)

http://video.google.com/videoplay?docid=-8618166999532839788

1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (22 oy verildi)
Yükleniyor ... Yükleniyor ...
Yorumlar : 1 yorum var
Kategori : Yeni Trendler, Eğitim, İnovasyon, Farkındalık, İnsan Kaynakları, Pazarlama

İnovasyon, pazarlama, Xerox ve Apple

12 06 2007

Grafik kullanıcı arayüzlü ve mouse kullanan dünyanın ilk bilgisayarının markasını biliyor musunuz?

Grafik kullanıcı arayüzlü ve mouse kullanan dünyanın ilk bilgisayarı Xerox Star 1970’lerin başında Xerox PARC Araştırma Merkezinde geliştirildi. Xerox Star’lar raflarda dururken genç bir girişimci merkezi gezdi ve Xerox’un neyi başardığını görerek hayretler içinde kaldı. Bu genç girişimcinin adı Steve Jobs idi.

Steve Jobs, Xerox’un Palo Alto Research Center’ında geliştirilmiş olan Fare (Mouse) ve GUI (Graphical User Interface) kavramlarının ticari önemini kavrayıp, sonradan bunları Apple Macintosh’da uygulamaya koymuştur. Bu girişimci Apple Computer’i kurdu ve bu yenilikleri ticarileştirdi.

Demek ki inovasyon sadece keşfetmek değil, bu keşfi/yeniliği pazarlamaktan da geçiyor. Şimdi düşünün. Xerox ve Apple. Hangi marka daha çekici geliyor size.

Xerox neleri bulmuş ve Apple neler satıyor.

Özetlersek, inovasyon için, hem arge hem pazarlama gerekiyor. Yani, inovasyonun içinde pazarlama da olmalı, yoksa çabalar ve tüm uğraşlar elde kalıyor. Hatta, Xerox’ta olduğu gibi kimsenin yaptığınızdan haberi bile olmayabiliyor!

1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (10 oy verildi)
Yükleniyor ... Yükleniyor ...
Yorumlar : 6 yorum var
Kategori : Yeni Trendler, İnovasyon, Yeni İş Fikirleri, Pazarlama

Yeni, eski, değişmek ve pazarlama

17 03 2007

“Yeni” kavramını karşılayan bir şey ortaya çıkmadan, “eski” kavramı ortaya çıkamaz. “Yeni”nin ortaya çıkması aynı zamanda “eski” ismini alanın sonunun gelmesi de demektir.

“Yeni”nin ortaya çıkmasını sağlayan genellikle “eski”nin gücünü kaybetmesidir. “Eski” gücünü kaybettiği takdirde “yeni” hemen ortaya çıkar. Bazen “eski, yeniye hemen ortalığı bırakmaz, mücadele eder. Bu aynı zamanda yeninin kendini ispat etme anıdır da.

Tüm bilimlerde veya kuramlarda eski yeni çatışması süregelmektedir. Aynı şey pazarlama içinde geçerlidir. Pazarlamada da yeni fikirler/kavramlar/tanımlar/yöntemler ortaya çıktıkça eskiler daha az rağbet görmeye başlamaktadır.

Bu durum, eski kavramlar üzerine kurulmuş strateji, şirket ve kişileri de zorlamaktadır. Çünkü sistem değiştirmek, gerek maliyet, gerekse eldeki insan ve beyin gücü açısından oldukça pahalıya mal olmaktadır. Veya eski sistem üzerinden kazanmaya devam edenler, sistemi ellerinden kaçırmamak için yeniye çok şiddetli direnç göstermektedirler.

Bu durumda, yeniye karşı durmak en iyi yol gibi görünmektedir. Oysa 21. yüzyılda çok farklı bir durum söz konusu.

Bu bilginin hızı ve çokluğudur. 21. yüzyıl 10-20 yıllık planları ve sistemleri kaldıramamaktadır, çünkü değişimin hızı korkunçtur. Mesela şu anda bildiklerimiz 2050 yılında bildiklerimizin %1 i kadar olursa. Ya o zamana kadar öğrendiklerimiz % 99 olursa. % 99 değişim oranıdır aynı zamanda. Değişime endeksli bir sistemde değişemeyenler % 1 bilgiyle yetinmeye de mahkum olabilirler. Bu durumda da işlerini güçlerini kaybedebilirler.

Bilgi hızı sürekli değişimi gerekli kılmaktadır. Ama değişmeden önce gelişmeyi sağlamak, ardından gelişmeye başlamak gerekiyor.

Toffler bilgi çağında bazı toplumların klasik ekonomik döngüyü takip etmeden birkaç aşamayı atladığını söylemektedir. Mesela, Hindistan’da tarım toplumundan sanayi toplumuna geçmeden, direkt olarak bilgi toplumuna geçen bir köyden bahsetmektedir.

Aynı şey pazarlama için de geçerli olabilir. Son zamanlarda “yeni ve eski pazarlama yöntemleri/türleri” tartışmaları sıkça oluyor. Bir gün biri çıkıp bildiğiniz her şeyi unutun, çünkü zaman değişti diyebilir. Burada bildiğiniz yanlış değil, bildiğiniz artık kullanılmıyor demek isteyebilir. Ama bazen gözleriniz kendinizden başkasını göremeyecek derecede kör olur. Yeniliği kendinize yapılmış bir saldırı olarak kabul edersiniz. Ama siz ısrarla yeni olan tukaka derseniz, eninde sonunda kendiniz tukaka olursunuz.

Yeniye kör bir bakışla saplanın demiyorum. Tabi ki doğru olup olmadığını araştıracaksınız ama sırf bildiklerinizi değersiz kılıyor veya sizin yönteminizi sarsacak diye yeniye karşı çıkmak, yok oluşu ertelemek ve daha feci hale getirmekten başka bir şey değildir. Kodak bu konudaki en iyi örnektir. Film satma işi dijital makinelerle sona erince, o da yazıcı piyasasını derinden sarsacak bir buluşa odaklandı. Film işine ısrarla devam etseydi, şu anda batmıştı. Yeniyi alın inceleyin ve artık eskiye ihtiyacınız yoksa, eskiyi de elden çıkarın ve lütfen değişmekten, gelişmekten korkmayın!

1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (3 oy verildi)
Yükleniyor ... Yükleniyor ...
Yorumlar : 3 yorum var
Kategori : Yeni Trendler, Pazarlama

Büyük marka ve zeki marka

7 11 2006

90’lı yılların uluslararası markalarını hatırlıyor musunuz?

Adidas, Coca Cola, Pepsi, Kodak, McDonald’s, Citizen, IBM v.s.Artık bu şirketler dev yükselişlerini sürdüremiyorlar. Çok kazanamıyorlar. Büyük olmak yetmiyor. Arkadan gelen bir Google, bir kaç yıl içinde dev şirketler kadar ciro yapıyor, [e-bay kar olarak Mcdonalds’ı bile geride bıraktı. Ve kullanıcıları, e-bay’e hayran-aşık-evangelist. Üstelik e-bay dünya için çok önemli bir iş yapıyor. İnsanları eski eşyaları yeniden kullanmaya teşvik ediyor. Slogan yok, ünlü kullanmıyor, binlerce reklam vermiyor-1]. Çünkü zeki bir marka!

Başka Zeki markalar var mı? Apple, IKEA, Amazon, Virgin, Muji, Starbucks, Türkiyeden T-box, boyner. Bunlar “ilginç” markalar. Devrimci markalar ve alternatif oldukları halde, değişime her zaman evet diyorlar ve yeniliyorlar kendilerini. Kawasaki’nin bir devrim çarkı vardır. Bu şirketlerde bu çark hiç durmuyor.

Müşterilerimiz, gittikçe daha zeki oluyor. 20 yıl öncesine göre üniversite mezunu sayısı kat be kat fazla. Tüketici çok zeki ve ucuz numaraları ve sıradanlığı hiç yutmuyor. Zeki olamazsanız kaybetmeye mahkumsunuz. Marka fikirleri önemlidir. Zekice olmalıdır. Reklam fikirleri artık sanıldığı kadar önemli değil, eğer zekice kurgulanmış bir markanız yoksa, reklamlar boşa harcanan para halini alıyor. Bu açıdan da reklamcılığın sonu mu geliyor diye sormak lazım.( Başka bir yazıda sormak lazım )

Basit bir örnek : ipod reklamına hiç rastladınız mı televizyonda. Peki niye herkesin elinde bir ipod var. Çünkü bu isim insanları heyecanlandırıyor ve salgın halini alıyor. İnsanları aptallaştıran pazarlama faaliyetleri devri sona erdi. Artık marka zekice kurgulanmış ve heyecan uyandırıcı olmalı. Zeki insanlar zamanındayız ve yaratıcılık açısından olağanüstü bir dönemdeyiz. Bunu değerlendiren yeni markalar sevilecek ve kazanacak.

1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (2 oy verildi)
Yükleniyor ... Yükleniyor ...
Yorumlar : 1 yorum var
Kategori : Yeni Trendler, Marka, Pazarlama

Sponsor

     

Yeni Yazılar

  • Ev konseptinin önlenemez yükselişi
  • Balıkçı ile yaşlı iş adamının öyküsü
  • Y kuşağı ve İnsan Kaynakları
  • İş hayatında başarılı olmanın yolları
  • Sıkılan erkekler satışları nasıl yükseltir?
  • Mutluluk ve sen
  • Yeni İnsan Kaynakları veya İ.K. 2.0.
  • Pazarlama ve Karnaval
  • Kariyer sitelerinden yapılan hatalı başvurular
  • Ürün geliştirme ve hizmet geliştirme?
  • Sunum hazırlarken nelere dikkat etmeli?
  • Büyük fikir nasıl bulunur? The Big Idea
  • Gelişen teknoloji ve yeni iş fırsatları
  • Tersine akıl hocalığı ve genç çalışanlar
  • Kotler ve bir pazarlama öğrencisi

Son Yorumlar

  • Kotler ve bir pazarlama öğrencisi yazısı için HAKAN DEMİR tarafından yapılan yorum
  • Kotler ve bir pazarlama öğrencisi yazısı için K.Can tarafından yapılan yorum
  • Pazarlamacı olmak ya da olmamak yazısı için ECEM ÇOBANOĞLU tarafından yapılan yorum
  • Kotler ve bir pazarlama öğrencisi yazısı için Umut tarafından yapılan yorum
  • Sıkılan erkekler satışları nasıl yükseltir? yazısı için Bahadir Kotan tarafından yapılan yorum
  • İş hayatında başarılı olmanın yolları yazısı için akasya billur tarafından yapılan yorum
  • Balıkçı ile yaşlı iş adamının öyküsü yazısı için Ergün Özyurt tarafından yapılan yorum
  • Pazarlamacı olmak ya da olmamak yazısı için orçun(kitapcı) tarafından yapılan yorum
  • İş hayatında başarılı olmanın yolları yazısı için aylin tarafından yapılan yorum
  • Ürün geliştirme ve hizmet geliştirme? yazısı için mustafa tarafından yapılan yorum

Kategoriler

  • Başarı
  • Blog
  • Eğitim
  • Farkındalık
  • İnovasyon
  • İnsan Kaynakları
  • İnteraktif Pazarlama
  • internet
  • Kişisel Gelişim
  • Kitap
  • Marka
  • Mobil Pazarlama
  • Niş Pazarlama
  • Pazarlama
  • Pazarlama İletişimi
  • Sunum
  • Tasarım
  • Womm
  • Yeni İş Fikirleri
  • Yeni Trendler

Arşiv

  • Mayıs 2008
  • Nisan 2008
  • Mart 2008
  • Şubat 2008
  • Ocak 2008
  • Aralık 2007
  • Kasım 2007
  • Eylül 2007
  • Temmuz 2007
  • Haziran 2007
  • Mayıs 2007
  • Nisan 2007
  • Mart 2007
  • Şubat 2007
  • Aralık 2006
  • Kasım 2006
  • Ekim 2006
  • Eylül 2006

Popüler Yazılar

  • Yeni İnsan Kaynakları veya İ.K. 2.0.
  • Gerçekten de her şey bitti mi?
  • Bir fincan kahve ile tatile çıkılır mı?
  • EcoHanger, yeni fikirler ve pazarlama
  • Büyük marka ve zeki marka
  • Pazarlamada karar süreci ve digg sistemi
  • Kotler ve bir pazarlama öğrencisi
  • Sıkılan erkekler satışları nasıl yükseltir?
  • Mutluluk ve sen
  • İnovasyon, pazarlama, Xerox ve Apple

Meta

  • Giriş
  • Yazılar RSS
  • Yorumlar RSS

Stat


| Kullanım Koşulları | Gizlilik Bildirimi | Design | Wordpress