Kariyer siteleri pazarlamayı biliyor mu?
Kariyer siteleri, gazetelere verilen ilanların yerini alalı çok zaman oldu. Artık herkes işini kariyer sitelerinden buluyor. Bu da kariyer sitelerini cazip hale getiriyor ve bu alandaki rekabette gün geçtikçe artıyor.
Rekabet demek, yenilik demek. Şu anda Türkiyede çok sayıda kariyer sitesi var ama 4 tanesi açık ara önde görünüyor ve bunlar bu pazarda sıkı bir rekabet içindeler. Bu da pazarlamayı daha iyi kullanmalarını gerektiriyor. Peki bu siteler rekabet için neler yapıyorlar ve pazarlamayı ne kadar iyi kullanabiliyor? Bakalım İK sitelerinin pazarlama bakış açısını nasıl bulacaksınız? Karşılaştığım bir kaç örneği paylaşmak istiyorum…
1- Bir kariyer sitesi fuarlarda fincan, kalem ve defter dağıtıyor. Kartvizit karşılığı tabi ki. Aldığı kartaki mail adresine birkaç gün sonra, sıradan bir mail gönderiyor. 1 adet ücretsiz ilan hakkı verdiğini belirtiyor. Zaten şirketiniz böyle bir şirketle çalışıyor ve sınırsız ilan hakkı var. Yani ücretsiz ilan hiç cazip bir tanışma teklifi değil.
2- Başka bir kariyer sitesi, ilanınızı rakipte görünce hemen arayıp randevu almaya ve sizinle görüşmeye çalışıyor. Randevuya geliyor ve fiyat teklifi içeren bir dosya bırakıp gidiyor. Kariyer sitesinin şirketinize ne katacağını belirtmiyor. Sadece yüksek data ve fiyattan bahsediyor. Fiyat çalıştığınız kariyer sitesinin fiyatından daha pahallı. Ayrıca çalıştığınız kariyer sitesiyle bir yıllık anlaşmanız var. O sırada söz, kariyer sitesi olarak yayınladıkları dergilerine geliyor ve o dergiyi de onlarla çalışmamanıza rağmen her ay size yollayacaklarını belirtip ayrılıyorlar. Ama sonraki zamanlarda dergi falan gelmiyor…
3- Bir ay sonra sizi telefonla arıyorlar. Bir ay önce görüşmeye geldiklerini belirtip çok cazip bir kampanya yaptıklarını isterseniz altı taksitle ödeme yapabileceğinizi belirtiyorlar. Zaten bir şirketle çalıştığınızı tektar hatırlatıyor ve şu anda personel ihtiyacınız olmadığını olsa da var olan firmaya ilan vereceğinizi söylüyorsunuz. “Deneyin fiyat çok cazip” diyorlar.
Eskiden otobüs terminallerinde çığırtkanlar vardı. Yıl 1997. Ankarada otobüs terminalindeyim. Bursa’ya gideceğim. Otobüs biletimi de almışım, elimde çanta, otobüs peronuna doğru gidiyorum. Bir otobüs firmasının elemanı önümü kesiyor. “Abi nereye?”, “Bursa” diyorum. “15 dakika sonra kalkıyor” diyor. “Biletimi x.. firmadan aldım” diyorum . “Olsun ben onların yarı fiyatına vereceğim” diyor. O anda adama bakıp, “Hadi ya!” diyorum, “Şimdi bu aldığım bileti çöpe atıp senden yarı fiyatına bir daha mı bilet alayım? İyi misin?” diyorum. Adam kalıyor orada, ben gülüp geçiyorum.
Büyük bir kariyer sitesi, neden o çığırtkan gibi davranıyor? Satışa odaklanmaktan mı? Müşteriyi dinlememekten mi?
4- Bir ay sonra tekrar arayıp, sizi unutmadıklarını, diğer şirketle anlaşmanız biter bitmez sizinle görüşmek istediklerini, sizin gibi büyük bir şirketle çalışmaktan memnuniyet duyacaklarını belirtiyorlar. Şu anda sizin için yapabilecekleri bir şeyin olup olmadığını da soruyorlar. “Dergiler için teşekkürler” diyorsunuz. Bir sessizlik oluyor. “Ne dergisi?” diyorlar. Olayı hatırlatıp, ilk görüşmede üye olmamanıza rağmen her ay yayınladıkları dergiyi göndereceklerini söylediklerini ama dergilerin hiç gelmediğini belirtiyorsunuz. Karşınızdaki kişi hemen özürlerini sıralayıp, diğer gün bizzat ilgileneceğini, teklif dosyasıyla birikte, dergileri de göndereceğini söylüyor ve telefon görüşmesi sona eriyor.
Gerçekten de bir gün sonra sekreteriniz, kocaman bir dosyayı masanıza bırakıyor. Gelen bir teklif ve dergiler. Ama ciddi bir sorun var. Gelen 3 dergi bir sene önceki sayılar. Siz şubat 2009 dergisi beklerken size mart 2008 dergileri gelmiş.
Peki siz anlaşmanız bittiğinde bu şirketle çalışır mıydınız? Cevap tabi ki hayır. Fiyatlar, tasarımlar değil, ama müşteriye verilen, hele kendiliğinen verilen sözler çok önemlidir. Defalarca telefon edilsin, görüşülsün ama müşteriyi anlamadıysa bu şirket ve pazarlamanında ayrıntıda gizli olduğunu bilmiyorsa, işi bitmiştir. Ağzıyla kuş da tutsa bir daha müşteriye ulaşamaz.
Sonuç: Her gün yüzbinlerce insanın ziyaret ettiği kariyer sitelerinin satışçılara teslim olmuş olması ve sadece satış mantığıyla idare edilmesi, bu sitelerin bir türlü inovasyon yapamamasının da sebebi gibi görünüyor. Bunu aşmanın yolu satış kadrosu haricinde bir müşteri iletişimi ve pazarlama yapısının da bu kurumlara entegre edilmesi olabilir. Bunu başaranlar krizden güçlenerek çıkacaklardır. Yani pazarlamayı unutmamak, direkt satışa odaklanmamak gerekiyor. Satış sonuçtur ama sonuca gelen yol hayli uzundur ve o yolda yapılanlar satışı sağlar.
+ Soru : Kariyer siteleri krizi aşmak için sitelerinde ne gibi yenilikler yaptılar?

Cengiz Bey, malesef bu kalitesizlik sorununu ülkemizin çoğu sektöründe yaşamaktayız. Gecelik faizlerle zengin olmaya alışkın esnaflarımız yeni yeni öğreniyor pazarlamayı. Sanırım yavaş yavaş pazarlama ve iş nasıl yapılır öğreneceğiz. Verdiğiniz bilgiler çok faydalı. Teşekkürler.
böyle faydalı bilgileri okumaktan dolayı mutlu olduğumu belirtirim.
Yazınızı bir çırpıda okudum…Kariyer sitelerine olan güvenim son zamanlarda yok oldu diyebilirim, aynı durumu kariyer sitelerinin eleştirel bölümlerinde dile getiren bir çok iş arayan insanın yorumlarını okudum…Şu anda bu sitelerin işe yararlılık oranı tahminimce %30 bile değil…Amaçlarının ne olduğunu unutmuş gibiler ya da yayımlanan ilanlar sırf görüntü olsun, firmaların bir şekilde reklamı olsun şeklinde sanki…Nasıl bir ciddi işletme aylar boyunca hergün aynı eleman ilanını ve hatta ilanlarını yayımlatır ki…Ama ne yazık ki ilanların %50 den fazlası böyle…Bu durum da hem firmaların hem bu tür insan kaynakları sitelerinin güvenilirliğini tartışılır hale getiriyor…Bu kadar personel aranılan bir ortamda üstelik te genelde üniversite mezunu eleman aranmasına rağmen işsizliğin boyutunda değişme olmaması, işsizlerin aylarca hatta yıllarca işsiz kalması, aynı ialnların değirmen gibi dönüp durması sanırım pazarlama hatasına bağlanabilir…Kariyer siteleri ve işveren firmalar ne aradıklarını bilmiyor görüntüsündeler…