• Ana Sayfa
  • Hakkımda
  • Abonelik
  • Kitaplık
  • Bağlantılar
  • İletişim

Kotler ve bir pazarlama öğrencisi

19 09 2007

philip_kotler.gifGeçen günlerde, iki yıllık MYO’da okuyan bir pazarlama bölümü öğrencisi ile tanıştım. Tek dersi kalmış, okulu bitirmek üzereydi. Meslek yüksek okullarında 2 yıllık pazarlama olduğunu bilmiyordum. Söz pazarlamadan açıldı doğal olarak.

Okulu bitirdikten sonra iş bulamamaktan veya sokak sokak gezip birşeyler satmak zorunda kalmaktan korktuğunu söyledi. Pazarlamayı bu açıdan sevmiyormuş.

“Pazarlamada müşteri nerededir?” diye sordum.

“En sondadır” dedi. “Önemli olan ürün ve tasarım aşamasıdır” Oldukça şaşırdım.

“Beğendiğin pazarlama uzmanları veya bu konuyla ilgili çalışan bilim adamlarından seni etkileyen biri var mı?” dedim.

“Pek uzman falan tanımam. Yok” dedi.

“Kotler!” dedim.

“O da kim?” dedi. Bu sefer gerçekten şaşırmıştım.

“Philip Kotler!” dedim.

“Hayır tanımam.” dedi.

“Peki ne öğrendiniz” dedim.

“4p falan…” dedi.

“Zaten iş bulamayacağım. Galiba iki sene pazarlama öğrenmeye yetmiyor ” dedi.

Kime kızmalıyım? Okula mı, hocaya mı, öğrenciye mi, ders programına mı, işverene mi? Bilemedim…

Olaylar

    1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (33 oy verildi)
    Yükleniyor ... Yükleniyor ...
    Bu Yazıyı Yazdır Bu Yazıyı Yazdır
  • rss RSS Yorumlar

Bilgiler

  • Tarih : 19 Eylül 2007
  • Kategori : Pazarlama İletişimi, Pazarlama

18 yanıt var kime “Kotler ve bir pazarlama öğrencisi”

25 09 2007
metin seref (20:29:52) :
Bu arkakadaş pazarlamayı kafasında satış olarak tanımladığı için pazarlamadan beklentiside satış.Satış depodaki malı paraya çevirmektir pazarlama müşteri ne ister ne kadar nereden ister sorularına cevab arar.ürün yokken pazarlama vardır.Bence bir satışçı sattığı bir kombo paketten cıro beklerken,pazarlamacı uzun süre kulanılan ürünün teklisininde satılmasını bekler bence fark budur.Bende perakende satış ve mağaza yönetimi okuyorm aöfdeN ama YAVUZ ODABAŞINI çok beğeniyorum.PHILIP KOTLER ,AL RİES SERGIO ZYMAN,GUY KAWASAKI hepsini tanıyorum.O arkadaşta haklı biz hala pazarlamacılar ve dilenciler giremez yazılı apartmanların bulunduğu bir ülkede yaşıyoruz.
25 09 2007
Cengiz Ç (21:11:25) :
Öncelikle güzel bir bölümde okuduğunu söylemeliyim Şeref. :cool: Bende perakende alanında çalışıyorum. Bölümünü ve ders müfredatını beğeniyorum. Perakende için gerçekten önemli bir bölüm. Ve bu bölümün AÖF olması belki de avantajdır. Hem sektörde çalışıp hem de okuma avantajın olabilir. Hatta bölüm programı o kadar ilgimi çekti ki bir bir dostun aracılığıyla 7 tane ders kitabınıza ulaştım. Bu kitaplar perkende için birer hazine.

Neyse konuya dönelim. Aslında arkadaşın beklentisi satış bile değildi :neutral:

Sorun pazarlama bölümünde öğrenim görüp pazarlama bilmemekti. Bilmeyince de mesleğinden bihaber olmuştu. Böyle apartmanlar hala var. Gazete ve İ.K. sitelerindeki pazarlamacı ilanları da aslında satış elemanı ilanları. Yine de pazarlama inanılmaz bir hızla şirketlerde önemli hale gelmeye başladı.

3 10 2007
TUBA KIZILBOĞA (15:12:34) :
PAZARLAMA…. YAZIDAKİ ARKADŞIMIZ NASIL BİRİ BİLEMİYORUM AMA PAZARLAMA İÇİN KULLANDIĞI SEVMİYORUM CÜMLESİ BENİ ÇOK ÜZDÜ… BEN DE M.Y.O ÖĞRENCİSİYİM MUHASEBE OKUYORDUM GECEN SENE 1. SINIFAYDIM AMA PAZARLAMA BÖLÜMÜ ÖĞRENCİLERİ O KADAR FARKLI ŞEYLER ÖĞRENİP KENDİLERİNİ GELİŞtİRİYORLARDI Kİ İÇİMDE GİZLİDEN GİZLİYE PAZARLAMA AŞKI BAŞLAMIŞTI BİLE…PAZARLAMA DANIŞMANI BİZİM DE İŞLETME DERSİMİZE GİRİYORDU ÖLÜYORDUM DERSİNE BİZE DE AYNI ŞEYLERİ ANLATIYORDU AMA ÇOK ZORLAMIYORDU…TEKRAR SINAVA GİRİP YANDAL OLARAK PAZARLAMA OKUMAYI İSTEDİM AMA BAŞVURU İÇİN GEC KALMIŞTIM ÇOK ÜZÜLMÜŞTÜM…BU SENE OKULA BİR HAFTA GEC GELDİM GELDİĞİMDE ÖĞRETMENİMİZİN ORTALAMASI TUTAN ÖĞRENCİLERİN PAZARLAMAYA GECİŞ YAPABİLECEĞİNİ SÖYLEMİŞ VE BANA HABER VERMELERİNİ İSTEMİŞTİ ÇOK SEVİNDİM AMA AİLEM VARDI BABAMIN HABERİ OLMADAN BİR ŞEY YAPMAM DOĞRU OLMAZDI PAZARLAMANIN DGS İLE GECİŞ YAPABİLECEĞİM BÖLÜMLERİ ARAŞTIRMIŞTIM VE BÖLÜM 2. OLDUĞUM İÇİN İKİNCİ ÖĞRETİM OLMAMA RAĞMEN BU HAKKIM VARDI…BABAMIN ONAYINI ALIR ALMAZ BAŞVURDUM VE SON GÜNÜNDE YETİŞMİŞDİM ÇOK ŞÜKÜR HENÜZ KESİN SONUCLANMADI AMA BEN BU HAFTA BOYUNCA PAZARLAMA DERSLERİNE GİRMEYE BAŞLADIM HEM MUHASEBE HEM PAZARLAMA DERSLERİNE GİRİYORUM YORUCU AMA OLSUN ÖĞRENMEK YOK MU….BİLMEYENE NASIL ANLATILIR Kİ MUTLULUKTAN UÇUYORUM….VE ÖDEV ARAŞTIRMA ESNASINDA BU SİTEYİ GÖRDÜM DÜŞÜNCEMİ PAYLAŞMAK İSTEDİM…. İŞ FIRSAtLARINA GELİNCE OtURDUĞUM YERDEN İŞİN BANA GELMEYECEĞİNİ ÇOK İYİ BİLİYORUM YA İŞE BEN GİDERİM YA DA KENDİ İŞİMİ KENDİM YARAtIRIM….AYRICA BAZI APARtMAN KAPILARINA ASILAN YAZILARDA DA ÇOK YANLIŞ BİR YARGI SÖZ KONUSU BİZ SAtICI DEĞİLİZ EĞİtİMCİ PAZARLAMACILARIZ….
3 10 2007
Cengiz Ç (20:40:30) :
:cool: Yazdıkların çok güzel Tuba. Azmin için seni tebrik ederim.
“İŞ FIRSATLARINA GELİNCE OTURDUĞUM YERDEN İŞİN BANA GELMEYECEĞİNİ ÇOK İYİ BİLİYORUM YA İŞE BEN GİDERİM YA DA KENDİ İŞİMİ KENDİM YARATIRIM”
Yukarıdaki sözün umutsuz umutsuz işin kendilerine gelmelerini bekleyen, 4 yıl üniversite okudukları için gurur yapıp kendilerine yöneticilik teklif edilmesini bekleyen ve bu yüzden de hatayı nerede yaptıklarını tam olarak anlayamayanlara ders niteliğinde. İnanıyorum ki mezun olur olmaz istediğin o işe kavuşacaksın. Ve pazarlama gerçekten de inanılmaz değerli bir meslek
4 10 2007
Fatih KANSOY (05:01:43) :
Pazarlamadan ziyade eğitim sistemimizin ne kadar pazarlanamayacak düzeyde olduğunu gösteren müşahhas güzel bir örnek…ya da pazarlama düzeyimizin son derece yüksek olduğu için milyonlarca insan bu tarz bir eğitim için yarışıyor… acaba hangisi ? eğitim şekil-a da görünüyr.. haziran ortasında yapılan sınav ve biriken öğrenciler de şekil b de yer alıyor…aklım karıştı…vay benim matematik hocama…!
5 10 2007
Cuneyt C (07:38:08) :
Gayserililer, Gayserinin geçmiş tarihinde sanat ve ticaretinde rol oynatan kurnaz Yahudi ve Ermenilerin, acımasız pazarlıkları karşısında kendi çıkarlarını korumak, o toplumda kabul görmek ve onlarla yarışır hale gelebilmek için ticaretin püf noktalarını öğrenmek ve alışverişte kandırılmamak amacıyla bir nevi iktisat dersi almışlardır. Bu savunma harekatı zamanla Gayserililerin vazgeçemedikleri bir alışkanlık halini almıştır. Bir de Gayseri ikliminin kışları sert, yazları kuru sıcak olması da Gayseriliyi asvataya (alım-satım) mecbur etmiştir. Tabiatıyla denizi yok ki deniz ürünlerinden, taşımacılığından, limanından turistinden kazanabilsin. Verimli toprakları yok ki hasat kaldırsın, pamuk toplasın. Mevsimleri el vermez ki meyveler sebzeler yetişsin. Hayatı idama ettirmek için geriye kalan en geçerli yol ticarettir. Bunu da yapabilmenin en büyük sermayesi “Ticaret Sanatını” iyi bellemek, “satarken değil alırken kazanmak”. Az satıp çok kazanmak yerine çok satıp sürümden kazanmak. Alım satımda müşteriye niyidip-noörüp bişeyler satabilmek. Örneğin “Buyur abi, ni istedin, yardımcı olak, gel abi otur bidene bişi iç çay, gave al, soğukluk gelsin, hadi oğlum abine bişi getir.” Diye çırağına seslenir. Amaç önce gönül almak,müşteriyi memnun etmek, müşterinin dediğine satmak,bu vesile ile müşterinin ayağını alıştırmaktır. Zaten müşteri kazanmak para kazanmak demektir. Bunu iyi öğrenen Gayserili yurdun her yerinde her türlü alış-verişi rahatlıkla, kolay kandırılamayan alım-satımda hep kazanan esnaf ve tüccarlar olmuşlardır. Amma Gayserilinin Gayseride para kazanması biraz zordur. Alan da,satan da Gayserili olunca, tabiri caizse “iki cambaz bir ipte oynamaz” hesabı, kimse kimseden aşırı kar sağlayamaz. Gayserilinin alış-veriş felsefesi “alış-verişte istenenin yarısını vermektir.” Çünkü Gayseriliye en ağır gelen: kandırılmaktır. Bir malı alırken, istenilen fiyatın yarısını teklif ettiğinde, satıcı bunu da kabul etse,Gayserilinin içinden: -Tüh!! Adam beni gandırdı mı nii? Az da aşşa virsiydim. Diye geçer. Satarken de işi zordur Gayserilinin: az da istese,”kötü mal” derler çok istese “bahalıcı” derler. Yani ilim işidir Gayseride esnaf olmak. Zaten “Okumam yazmam yok ama Gayseriliyim” sözü Gayserilinin ticaret ilmi bildiğini kanıtlar. Bir müşteriye nasıl davranılacağını bilir: kimin alıcı kimin sorucu olduğunu anlar. Bir Gayseri pazarlığını örnekleyelim,mesela bir elbiseci: - Buyur abi niye baktın ? - Şööle baktım arkadaş, - Ossun abi gel içerden bak, - Alacak deelim ki, - Ayıp ettin aabi, almak şart değel, ne dimişler “Almasan da mala bak” mesela sana bidene dakım elbise virek, önümüz bayram zaten. O zamana gadar bu mallar ateş bahası olur. -İyide para yok ki. -Amma yaptın aabi, para diyi yakana mı yapıştık. Oldukça virin. Veya taksit yaparık. -Taksidinen olursa olabilir. -Olur abi olur. Neden olmasın hele sen bidene şu gri dakımı giy. Elbiseyi giydirirken: -Şiimi abi, kimlerdensin, nirde oturuyorsunuz? Sormak ayıp olmasın da nii iş yapıyon? Böylelikle adamın seceresini, kimin neciliğini, güvenilirliğini öğrenmiş olur. Soruların devamında ya akraba çıkar ya hısım olur ya da tanıdığın tanıdığını tanır. Böylece veresiye sağlama alınmış olur. Giydirdiği elbise ile adamı aynanın yanına götürürken: -Abi güle güle giyin, eskisi küllüklere ossun. Bu renk seni amma da aştı haa.. -İyi de acıcık bol mu nii.. -Yok abi ne oldu,üstünde çok zengin durdu. Hemi de bu senenin öbür senesi de var. -Peki bunun fiyatı nirelerde? -Golay abi hele sen bidene beğen. Senden de mi parazanacak. -Ossun utanma, bazar dostluğu bozar. Hele sen bidene sööle. -Abi peşin fiyatından sayar ve de iki taksit yaparık. İşin kaç taksite olabileceğini yokluyor. -İyi amma ben iki taksitte ödeyemem. -Canın sağossun o zaman üç takside ayarlarık. Hemşehrim sen şunun bi fiyatını söyle ondan sonra taksitlendir. -Yaa abi sende fiyat dedin çattın. Atınan deve değela senden de gazanmam. 100 sayarık sen de yabancı olmadığına göre dört takside de bağladık mı sen de gül gibi giyer gidersin. -Yok gardaşım, yüze dünyada alamam. -Ya yüz dediysek yüz olmadı ya. Hadi doosan alak. -Yok gardaşım vallaha çok para. Hemi de benim şu günnerde göynemin asdarı yok. Ona göre elini vicdanına goy. -Abi iyi de ayrandan aşşası da su, dahası zarar ider ben nörüyüm,sermayesi bahalı. -Yav hele sen şunun bi olacağını söyle de bi düşünek. -Düşünüp daşınması bu. Sesen alırık dost işi olur. Başka da olmaz. Gari sen de sevildiğini bil. -Tamam ağa anlaşılan atmılşa hayilleşecek. -Yok abi nörüyon. O fiyatlara olmaz. Küllün zarar ider o zaman. -İtiraz itme de az gazan, tez gazan, yosa gassın, der ve dükkandan çıkacakken satıcı hemen telaşlanarak: -Abi aşam aşam şiytan sevindirmiyek, senin didiğin ossun senimi gıracak, der ve işi bağlar. Satan: hiç yoktan mal sattığından, Alansa: direni direni bazallık ederek mal aldığından memnun. Böylece bir Gayseri pazarlığı gerçekleşmiş olur. ALINTIDIR Kissadan hisse,,,Kotler de Kayserilimiydi? sanmiyorum,,kanimca,insanlari tetikleyen;mecburiyetler,zor sartlar ve gercek yasamin kendisi,sanali degil.soz konusu pazarlama ise;kesfedilecek tek sey var,,ihtiyaclar,,,karsinin ve sizin ihtiyaclariniz..
5 10 2007
Cengiz Ç (21:24:12) :
Fatih, eğitim sistemi konusunda sözü pazarlama hocalarına bırakmak isterim. Ama bir kısmının pazarlamayı öğretmek için canla başla çalıştığına tanığım.
Cüneyt, güzel bir alıntıymış. Buraya taşıdığın için teşekkür ederim.
Kotler de Kayserili miydi ?
Neden olmasın ;-)
27 10 2007
cihan (02:16:14) :
Selamlar Ben Dpü smyo iki yıllık pazarlama mezunuyum.Aynı soru bana sorulsaydı şüphesiz müşteri pazarlamanın ‘en başındadır’ derdim.Çünkü zaten müşteri için değilmi bütün bu çabalar,çalışmalar,sen ürünü en iyi şekilde üretip tasarlasan ne olacak iyi bir biçimde pazarlayamadıktan sonra.Pazarlamanın ilişkisi zaten direkt müşteriyle alakalı yani bir ürünü üretmeden de, üretirken de, ürettiktenden, sonra da kısaca pazarlama her yerinde.Zaten pazarlama hayatın her yerinde.Bence sadece bu öğrenci arkadaşı baz alarak pazarlama öğrencileri,eğitimi ve mezunları hakkında bu şekilde ön yargılı düşünülmesini istemiyorum.Aldığım eğitimin çok iyi olduğunu düşünüyorum ve hocalarıma sonsuz şükranlarımı sunuyorum..Özelliklede M.DEMİREL,H.ŞAHİN,M.KIRIÖZ,K.ARMAĞAN ve diğerlerine..İnşallah kendimi, bölümümü ve okulumu iyi bir şekilde pazarlamışımdır :)Herkese saygılarımı sunuyorum…(not: cüneyt c arkadaşım iletin çok uzun pazarlama açısından hiç de iyi değil)şakaydı :)
27 10 2007
Sedat YILDIZ (12:22:41) :
Afyon Kocatepe Üniversitesi Pazarlama bölümü Mezunuyum. Bende Okulu bitirir bitirmez iş bulabileceğimi düşünmüştüm.Çok büyük bir tekstil firmasında staj yaparak iş hayatına atıldım.Stajdan 1 ay sonra iş buldum.Yabancı dil, bilgisayar bilgisi ve en önemlis İş tecrübesi gerekli. Tabi ir yerden başlamadan tecrübe sahibi olunmuyor. Ben buna inandım Türkiye de insan acı çekerek tecrübe sahibi oluyor. Pazarlamanın satış olmadığını daha Ünv deyken anlamıştım. Philip Kotleri tanımamak elde değil. Pazarlama ile uğraşan biri iseniz. Ünv bitirmekle iş bulunmuyor malesef…
27 10 2007
cihan (16:38:18) :
Katılıyorum Sedat bey ülkemizde maalesef torpille(güzel adı refarans) ileişe alımlar olduğu için ne kadar çok okusanız ne kadar çok şey bilsenizde özellikle şirketler de aracılık vasıtasıyla iş imkanı buluyosunuz.Herkes hak ettiği yerde olsa belki kimse işinden şikayet etmez en azından bazı şeyleri kabullenir.Ama doğru düzgün konuşması bile bilmeyen insanlar ortada pazarlamacıyım diye gezerse, gerçekten bu mesleği isteyerek ve severek yapan insanların bu şekilde algılanması gayet normal bence neyse fazla uzatmayam gerçekten çok çetin bi mücadele içindeyiz bence en önemli ilacımız sabır olsun derim iyi günlere…
27 12 2007
dilem (19:15:44) :
Ben dilem pazarlama 1. sınıf öğrencisiyim ve bölümümden çok memnunum.bence önemli olan 4 yıllık bir üniversite bitirmek değil 2 yıllık bile olsa bölümünü ve işini sevip her zaman en iyi olmak.bir insan her ne iş yapıyorsa yapsın;yaptığı iş çöpçülük dahi olsa en iyi şekilde yapmalı,dalında en iyi olmalı.bir kaç arkadaşımın yazısını okudum ve çok mutlu oldum.evet biz sokaklarda birşeyler satmak için kapı kapı gezen satıcılar değiliz bizler;eğitimli pazarlamacılarız.gelecekte bu meslekte ne konumda olursam olayım işimi çok iyi ve severek yapacağımı biliyorum ve şimdiden iş hayatına atılmak içim gün sayıyorum .Keşke bütün arkadaşlarım benim gibi düşünse.ben şimdiden pazarlama mesleğinin geleceğinin çok parlak olduğunu görebiliyorum.umarım bende alanımın en iyisi olacağım.
13 01 2008
Ufuk Özgül (17:45:51) :
Bana göre herşey insanın öğrenme ve araştırma hevesinde bitiyor. Teknoloji sayesinde uzakların yakın olduğu, bilgiye ulaşmanın kolay olduğu bir dönemdeyiz, öğrencilik hiç bitmiyor. İnsan yapmak istediğine tam anlamıyla karar verince ona karşı bitmez tükenmez bir ilgi duyuyor. Bence öğrenci arkadaşımızın Kotler’i tanımaması, birilerinin ya da sistemin suçu değil. İleride kendini adayacağı mesleğe ilgi duymaması. Yoksa değil Kotler’i kimleri kimleri tanırdı… “”Authentic marketing is not the art of selling what you make but knowing what to make. It is the art of identifying and understanding customer needs and creating solutions that deliver satisfaction to the customers, profits to the producers and benefits for the stakeholders. Philip Kotler”
27 01 2008
erol (18:16:45) :
HER ÇOÇUK GİBİ BENİMDE EN SEVDİĞİM SOKAKLARDA TOZLU TOPRAKLARDA BİLYE TOP OYNAMAKTI SADECE İSN VERDİĞİ SADECE KARŞI SOKAĞA KADAR GİDİP UZAKLARA GİDİP OYNAMAMA YASAĞINA MECBUREN EVET DEMEK OLUYORDU YAZ AYININ EN GÜZEL GÜNEŞLİ BİR BİR GÜNÜNDE ALDIĞIM İSİN İLE SOKAĞA KOŞTUM ARKADAŞLARIMI GELMELERİNİ BEKLERKEN MADDİ DURUMLARI İYİ OLMAYAN BENDEN BİR KAÇ YAŞ BÜYÜK MURAT ARKADAŞIMIN BANA BEN SİMİT SATMAYA GİDİYORUM SENDE GELİRMİSİN SÖZÜ BİR YANDAN ANNEMİN VERDİĞİ YAZAK BİR YANDAN BENİ ÇAĞIRAN MURATLA GİTMEK GELMEK ARASINDA KALDIM VE YASAĞI DELİP GİTTİM FIRINCI ÇIKARDIĞI SİMİTLERİ MURATIN SATACAĞI KADAR SİMİT VERDİ BENDE SATACAĞIM DEDİM OKUMA YAZMA BİLMEYEN ELİME PARA VERSELER KAÇ PARA OLDUĞUNU BİLE BİLEYORDIM FIRINCI GÜLEREK OZAMAN SANA 20 TANE SİMİT SAT GEL BAŞIMA KOYDUĞUM SİMİT TAPLOSUNU BİLMEDİM SAKAKLARA ÇIKIP SATMAYA BAŞLADIM SİMİTTİN KAÇ PARA OLDUĞUNU VERİNEN PARANIN ÜSTÜNÜ BİLE ÇEVİREMİYORDUM SİMİTLERİ SATIP FIRINA GİTTİĞİMDE SATMANIN VERDİĞİ SEVİÇ İLE CEBİMDEKİ BÜTÜN PARAYI TEZKAĞIN ÜSTÜNE KOYDUM FIRINCI BU SENİN SATTIĞIN SİMMİTTEKİ KAR DEĞİNCE KAÇ PARA KAR ETTĞİMİ BİLE SAYAMAMIYORDUM AMA PARA KAZANMANIN ANEMDEN BİR ÇİKOLATA PARASI BİLE İSTEMEDEN KENDİ KAZANDIM PARA İLE BAKKALDAN SEVİNÇLE İLK KAZANDIĞIM PARA İLE ALDĞIM ÇİKOLATAYI SEVİNÇLE YEDİM KALAN PARAYI ANNEME GÖTÜRÜDM ANNNEM NEKADAR KIZSADA BEN ARTIK KENDİ PARAMI KAZANMAYA KARAR VERMİŞTİM VE OKUL ÇIKIŞLARI HAFTA SONLARI SAATTIĞIM SİMİTLER İLE PAZARLAMA İŞİNE ADIM ATTIM İYİKDE SAATMIŞIM ŞİMDİ PAZARLAMA ADINA KENDİME OLAN GÜVENİM VE KORKMADAN İNSANLARLA İLETİŞİM KURMAM KENDİMİ YAPAMAM KORKUSUNU TAŞIMADAN PAZARLAMA ADINDA KOYDUĞUM HEDEFLERLE İLERLİYORUM İŞ OKUL OKUMAKTA DEĞİL KENDİNİ DIŞARDA YETİŞTİRMEK BENCE EN BÜYÜK OKUL DIŞARIDAKİ HAYAT…..
29 01 2008
yonca (17:55:58) :
tanıştığınız öğrencinin hangi okulda okuduğunu gerçekten çok merak ettim. Tabi kabahat okulunda değil kendisinin okumakla pek ilgisi olmamasında da olabilir. Ben 94 yılında ne olduğunu çok da bilmeden Marmara Üniversite SBMYO satış yönetimi bölümünü kazandım. Ve hayatıma ne kadar güzel bir yön verdiğimi ilk pazarlama dersinde anladım. 2 yılda iddia ediyorum ki; 4 yıllık üniversite mezunundan çok daha donanımlı bir hale geldim. Pazarlama duayenelerinin yanısıra Asuman Yalçın ve Füsun Sezer hocalarımı anmadan geçmem mümkün değil. Fazla uzatmadan, meslek yüksekokullarında çok iyi bir eğitim verildiğini ama verilen bilgiyi almanın ve değerlendirmenin tamamen öğrencinin elinde olduğunu unutmamak gerekir. Bana gelince 2 yıldan sonra açıköğretimde lisans tamamlayıp, pazarlama yüksek lisansı yaptım. şu anda da bir finans şirketinde alternatif dağıtım kanalları yönetmeniyim. Bence pazarlama sadece bir iş yapış şekli değil bir yaşam felsefesidir.
13 02 2008
bahadır (21:30:25) :
bende pazarlama bölümü 1.sınıfta okumaktayım.ve bu bölüme sokak satıcısı sıfatını yakıştırmayan biri olarak başladım.söz konusu arkadaşımız pazarlamanın hayatında bir parça olduğunu gerektiği zaman hayat akışına etki edecek bir faktör olduğunu kavrayamamıştır.bence her pazarlama programı öğrencisi pazarlamanın:KAYBEDENİ OLMAYAN BİR OYUN KURMAK OLDUĞUNU düstuur edinerek yola çıkmalıdır.
8 05 2008
Umut (16:46:25) :
Ben bu sene ikinci defa ünv.sınavına hazırlanıyorum. Boş zamanlarımda bölümleri araştırıyorum.Pazarlama bölümüyle ilgili istediğim bilgileri bulamadım.Eğer yanıtlamaya zamanınız olursa bir soru sormak istiyorum.Kıbrıs Yakın Doğu Ünv.de pazarlama bölümü 4 yıllık.Tercihlerimin arasına onu da almayı düşünüyorum.Acaba yüksekokullardaki pazarlama bölümüyle fakültelerdeki pazarlama bölümü arasında ne kadar fark olur(ingilizce temelim var onu iyi seviyeye getiririm ikinci yabancı dil için de çalışacam)
10 05 2008
K.Can (16:30:57) :
Malesef, malesef, malesef… Ben Kıbrıs’ta Reklamcılık ve Halkla İlişkiler okuyorum ve ikinci sınıftayım. En önemli tespitlerimden birisi şu oluyor, yani genel anlamda öğrencilerde hep bir boş vermişlik ve genç yorgunluğu var. Öğretim görevlilerimiz bizi bir ölçüde bilgilendiriyorlar fakat çok çok güncel olmadıklarını ya da yer yer diğer bilgilerin öğrenimini bize bıraktıklarını düşünüyorum. Bir sene önce Philip Kotler ve Armstrong ‘un kitabında öğrendiğimiz 4P kuralını sadece o şekliyle öğrendik ve uyguladık. Dönemin sonunda bir alışveriş merkezinde pazarlama kitaplarına göz atarken 4P değil 8P zamanı diye bir başlık gördüm ve hemen incelemeye başladım. Yani demek istediğim her nedense bilemiyorum. Üniversite içerisinde bütün arkadaşlarım herşeyi öğretim görevlilerinden beklemekte. Kendimizi geliştirmemiz için ilk ve öncelikli olarak yapmamız gereken bol bol okumak, heves etmek, araştırmak ve hiç bir zaman bilgiye doymamak. Şöyle diyebilirim ben sürekli meslek araştırmaları yapıyor ve hocalarıma danışıyorum. Hevesli olan insanlar bu bilgileri öğrenerek geçer. Ama amacınız sadece ders geçmek ise derslerinizi de kolay bir şekilde geçersiniz ama birileri size sorduğunda… Bilgilerden kalırsınız! Eh hayatımızı önemsiyorsak, önce kendimizi kendimize ispatlamalıyız diye düşünmekteyim. İyi çalışmalar diliyorum.
14 05 2008
HAKAN DEMİR (18:43:36) :
HERKESE MERHABA BEN ANTAKYA MYO PAZARLAMA BÖLÜMÜ ÖĞRENCİSİYİM VE İNANIN BANA BU BÖLÜMÜ KAZANDIĞIMDA KİMİ ZAMAN İYİ KİMİ ZAMAN KÖTÜ ELEŞTİRİLER ALDIM AMA BEN BUNLARIN HİÇBİRİNE KULAK ASMADIM.BAŞLANGIÇTA BU BÖLÜMÜ OKUYUP KENDİME BİRAZ OLSUN BİRŞEYLER KATMAYI DÜŞÜNDÜM;ANCAK VAKİT GEÇTİKÇE PAZARLAMA BÖLÜMÜNE OLAN HAYRANLIĞIM ARTTI.KİŞİNİN KENDİNİ GERÇEKTEN ÇOK İYİ GELİŞTİREBİLECEĞİ, GÜNCEL OLAYLARI DAHA ÇOK TAKİP EDEBİLDİĞİ, BUGÜNE KADAR İSİM OLARAK DUYUPTA HAKKINDA HİÇBİRŞEY BİLMEDİĞİ DEĞİŞİK MARKALAR HAKKINDA BİR NEBZE BİLGİ SAHİBİ OLABİLDİĞİ TEK BÖLÜM OLARAK DÜŞÜNÜYORUM.ELBETTEKİ KİŞİ KENDİNİ GELİŞTİRMEDİĞİ SÜRECE BİR YERLERE GELMESİ KOLAY OLMAZ.ÖNCELİKLE KENDİ ARTI VE EKSİLERİNİ BİR MASAYA YATIRACAK, KENDİSİ ACABA BİR YÖNETİCİ OLSAYDI İŞE ALACAĞI ELEMANLARDA HANGİ ÖZELLİKLERİ ARARDI VE BUNLARDAN KAÇINA KENDİSİ SAHİP BUNU BELİRLEMESİ GEREKİYOR.DAHA SONRA İLK İŞ EKSİK OLANLARI BİRER BİRER TAMAMLAYIP ONDAN SONRA İŞE GİRİP GİREMEME KONUSUNDA BİRŞEYLER DÜŞÜNMELİ.EVET ALDIĞIMIZ TEORİK BİLGİLER BİZE YETERSİZ AMA TA İLK OKULDAN BERİ BİZE SÖYLENDİĞİ GİBİ HOCALARIMIZIN BİZE VERDİKLER BİZE YALNIZCA %30 ETKİLİ GERİYE KALAN %70 LİK KISIM İSE TAMAMEN KİŞİNİN KENDİNE KAZANDIRDIKLARIYLA İLGİLİ.ONDAN SONRA YARATILAN FIRSATLARLA İYİ BİR İŞ İSTENİLEN BİR KARİYER HAK EDENİN OLACAK.TEŞEKKÜRLER

Yorum gönder

Bu kodları kullanabilirsiniz : <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <code> <em> <i> <strike> <strong>


Sponsor

     

Yeni Yazılar

  • Ev konseptinin önlenemez yükselişi
  • Balıkçı ile yaşlı iş adamının öyküsü
  • Y kuşağı ve İnsan Kaynakları
  • İş hayatında başarılı olmanın yolları
  • Sıkılan erkekler satışları nasıl yükseltir?
  • Mutluluk ve sen
  • Yeni İnsan Kaynakları veya İ.K. 2.0.
  • Pazarlama ve Karnaval
  • Kariyer sitelerinden yapılan hatalı başvurular
  • Ürün geliştirme ve hizmet geliştirme?
  • Sunum hazırlarken nelere dikkat etmeli?
  • Büyük fikir nasıl bulunur? The Big Idea
  • Gelişen teknoloji ve yeni iş fırsatları
  • Tersine akıl hocalığı ve genç çalışanlar
  • Kotler ve bir pazarlama öğrencisi

Son Yorumlar

  • Kotler ve bir pazarlama öğrencisi yazısı için HAKAN DEMİR tarafından yapılan yorum
  • Kotler ve bir pazarlama öğrencisi yazısı için K.Can tarafından yapılan yorum
  • Pazarlamacı olmak ya da olmamak yazısı için ECEM ÇOBANOĞLU tarafından yapılan yorum
  • Kotler ve bir pazarlama öğrencisi yazısı için Umut tarafından yapılan yorum
  • Sıkılan erkekler satışları nasıl yükseltir? yazısı için Bahadir Kotan tarafından yapılan yorum
  • İş hayatında başarılı olmanın yolları yazısı için akasya billur tarafından yapılan yorum
  • Balıkçı ile yaşlı iş adamının öyküsü yazısı için Ergün Özyurt tarafından yapılan yorum
  • Pazarlamacı olmak ya da olmamak yazısı için orçun(kitapcı) tarafından yapılan yorum
  • İş hayatında başarılı olmanın yolları yazısı için aylin tarafından yapılan yorum
  • Ürün geliştirme ve hizmet geliştirme? yazısı için mustafa tarafından yapılan yorum

Kategoriler

  • Başarı
  • Blog
  • Eğitim
  • Farkındalık
  • İnovasyon
  • İnsan Kaynakları
  • İnteraktif Pazarlama
  • internet
  • Kişisel Gelişim
  • Kitap
  • Marka
  • Mobil Pazarlama
  • Niş Pazarlama
  • Pazarlama
  • Pazarlama İletişimi
  • Sunum
  • Tasarım
  • Womm
  • Yeni İş Fikirleri
  • Yeni Trendler

Arşiv

  • Mayıs 2008
  • Nisan 2008
  • Mart 2008
  • Şubat 2008
  • Ocak 2008
  • Aralık 2007
  • Kasım 2007
  • Eylül 2007
  • Temmuz 2007
  • Haziran 2007
  • Mayıs 2007
  • Nisan 2007
  • Mart 2007
  • Şubat 2007
  • Aralık 2006
  • Kasım 2006
  • Ekim 2006
  • Eylül 2006

Popüler Yazılar

  • Yeni İnsan Kaynakları veya İ.K. 2.0.
  • Gerçekten de her şey bitti mi?
  • Bir fincan kahve ile tatile çıkılır mı?
  • EcoHanger, yeni fikirler ve pazarlama
  • Büyük marka ve zeki marka
  • Pazarlamada karar süreci ve digg sistemi
  • Kotler ve bir pazarlama öğrencisi
  • Sıkılan erkekler satışları nasıl yükseltir?
  • Mutluluk ve sen
  • İnovasyon, pazarlama, Xerox ve Apple

Meta

  • Giriş
  • Yazılar RSS
  • Yorumlar RSS

Stat


| Kullanım Koşulları | Gizlilik Bildirimi | Design | Wordpress