Bir  iş için mülakata girdikten sonra işe alınmak özellikle gençlerde büyük hayal kırıklığı yaratıyor ve bu genç yaşlarında hayata küsmeye başlıyorlar. Oysa işe alınmamaları çoğu zaman başarısız ve değersiz oldukları anlamına gelmiyor.İşe alınmamanın bir çok sebebi olabilir ve bunların çoğu, işe başvuran kişiyle ilgili değildir.
Bunun çok sayıda nedeni olabilir ve bu nedenlerin çoğu aslında siz o işe alınmış olsanız sizi mutsuz eden nedenler olacaktır.Mesela aday kurum kültürüyle uyuşmamış olabilir. Kurum tek lider tarafından yönetilen statik bir yapıdadır ama başvuran aday dışa dönük, yaratıcı, harika fikirleri olan biri olabilir. Oysa o şirkette işler hep liderin onayı ve isteğiyle olmaktadır. Doğal olarak bir süre sonra sıradanlık başvuru yapan yaratıcı adayı sıkacak, yaratıcı fikirlerini uygulayamamak kendisini başarısız hissetmenizi sağlayacaktır. Aslında şirket adayı işe almamakla adaya iyilik yapmıştır. Aday potansiyeline uygun bir şirket arama şansına kavuşmuştur.

Peter Fisk, çalışma hayatına nükleer fizikçi olarak basladı. The Chartered Institute of Marketing’in CEO’luÄŸunu, marka finans grup yönetim müdürlüğünü, marka strateji ve deÄŸerleme uzmanlığını yaptı. PA Consulting Group’ta global pazarlama ekibinin liderliÄŸini üstlendi…
Z kuşağı iş dünyasına en sert girişi yapıp tüm yönetim sistemlerini dağıtacak ve iş dünyasında çok şeyi değiştirecek  ilk kuşak olacak. Çünkü bu kuşak çok farklı bir teknoloji ile büyüyor. Artık şirketler bu İnternet çocukları için stratejileri gözden geçirmeye başladı bile.
İdari bir pozisyon için yeni mezun çalışan ihtiyacımız vardı.  Mülakat için gelen bayan aday, içeriye girdiği anda, kıyafetiyle dikkatimi çekti. İş dünyasında uzun yıllar geçirmiş gibi bir hali vardı. Oldukça şık, siyah renk, etek, gömlek ve ceketten oluşan bir takım elbise giymişti. Önümdeki CV ye göre ise aday üniversiteden yeni mezun olmuştu, daha önce hiç iş deneyimi yoktu hatta staj bile yapmamıştı. Oysa görüntüsü tecrübeli ve profesyonel bir hava yaratıyordu. İçeriye girişi, gülümsemesi, selamlaşması ilk görünümde profesyonel duruyordu.
Karşılıksız iyi niyet ve sonuçları, hem müzakerelerde, hem de günlük yaÅŸamda oldukça ilgimi çekmiÅŸ ve sonuçlarının insanlarda yarattığı ÅŸaÅŸkınlık bana ironik gelmiÅŸtir. Bununla ilgili bir yazı kaleme almak üzereyken, bu konuda yazılmış çok daha iyi bir yazıya rastlayınca, kendi yazım yerine Mike Freedman’ın yazısını paylaÅŸmak istedim.
Steve Jobs (24 Åžubat 1955 – 5 Ekim 2011), Apple Computer’in kurucu ortağı, yönetim kurulu baÅŸkanı (CEO) ve genel müdürüydü. Bilgisayar sanayisinin önderlerindendi. Ayrıca Next Computer ve Pixar Animasyon Stüdyoları’nın yönetim kurulu baÅŸkanlığını da yaptı. YönettiÄŸi firmayı zirveye çıkardığı yıllarda Pankreas kanserine yakalandı. Hastalığa karşı verdiÄŸi 7 yıllık mücadeleden sonra 56 yaşında öldü.(
Yorumlar