Dip : Vazgeçmeyi veya vazgeçmemeyi öğrenmek

3 Şubat 2009

the_dip_by_seth_godinİnsanın en temel problemi kararsızlıktır. Kararsızlık, beraberinde başarısızlığı da getirebilir ama başarıyı getirdiği hiç görülmemiştir. Uzun süre emek verilen bir projeden vaz geçmek zordur. Ama o proje başarısız olacaksa ondan hemen vazgeçmek gerekir. Yine aynı şekilde uzun süre emek verilen bir projenin başarısı için biraz sabırlı olmak ve vazgeçmemek gerekir. Ama burada bir çelişki var dediğinizi duyar gibiyim.

İşte bu çelişki Dip ile Çıkmaz sokak arasındaki çelişki gibi. Dipten çıkılabilir ama çıkmaz sokaktan çıkılamaz. Dijital fotoğraf makineleri piyasaya çıktığında bir kısım makine ve film üreticilerinin satışları düşmeye ve dibe doğru gitmeye başladı. Bunların bir kısmı insanların bilgisayar ekranında gördükleri resimlerden elde tutulan resimler kadar hoşlanmayacaklarını düşünüp film üretmeye ve klasik fotoğraf makinelerini üretmeye devam ettiler… yazının devamını oku…

Kriz zamanında ne yapmalıyız ?

24 Ocak 2009

Kriz, etkisini artırdıkça, şirketler ve insanlar daha fazla durgunluğa kapıldılar. Herkeste bir bekleme hali. Umutlar azalmaya başlıyor. Oysa en kısa zamanda şoktan çıkıp, birşeyler yapmak gerekiyor. Hem birey hem de kurumlar olarak bize çokça şey düşüyor. Tam da böyle bir anda elime harika bir sunum geçti… yazının devamını oku…

Yeni fikir nasıl bulunur?

22 Ocak 2009

Yeni bir fikir genellikle herkesi heyecanlandırır. Her zaman işe yaramaz veya beklentiyi karşılamaz. Bazen dünyayı bile değiştirebilir. Bazen küçük bir problemi çözer. İyi de bu fikirler nasıl ortaya çıkar?

Bunun iki yolu olduğunu, deneyimlerim bana öğretti. İlki problem ve sorun oluşunca fikir bulunuyor. İkincisi ise çok rahat bir ortam ve zamanda fikirler ortaya çıkıyor.

Bir fikre, genellikle bir problemle karşı karşıya kaldığımızda, ihtiyaç duyarız. Fikir bir problemi aşmak için kullanılacaktır. Problemi görmek fikrin mutfağı sayılabilir. Bu da iyi gözlem yapmakla ilgili bir şey. Problemin nedenlerini görmek gerekiyor. Daha sonra çözüm için de nedenlerin tam tersini görmek gerekiyor.

Fikirler daha çok böyle bulunuyor. Belki de kriz, fikir bulmak için en iyi ortamı barındırıyor. Bizde bir atasözü vardır. “Kul sıkışmayınca, Hızır yetişmezmiş.

Bonus: İyi Fikir Bulma Tekniği – James Webb Young

İkinci el ürünler, e-ticaret ve resesyon

20 Aralık 2008

Kriz ortamında ticaretle uğraşan herkes bugünlerde piyasadaki resesyon‘dan bahsediyor. Oysa ben bu durgunluğun içinde bir ticaret şeklinin daha çok talep göreceğini ve canlanacağını hissediyorum. Canlılık e-ticaret sitelerinde yaşanacak.

Ama kriz ortamında iyi iş yapacak e- ticaret siteleri, ikinci el üzerine yoğunlaşan Gitti gidiyor, e-bay, hem al hem sat gibi siteler olacak. Bunun nedeni kriz ortamında yenisini almaktansa az kullanılmışını almanın daha avantajlı hale gelmesi.

Ve insanlar,  ellerindeki ürünleri  uygun fiyata satmak için de bu tarz siteleri tercih edecekler. Bu tarz sitelerde en önemli sorun güven sorunuydu. Gitti gidiyor, Sıfır risk sistemiyle bunu çözmüş gibi görünüyor… yazının devamını oku…

Tasarımda sadelik zamanı

17 Aralık 2008

Tasarımda sadeliği ve kullanılabilirliği yakalamak her zaman kolay olmuyor. Özellikle fark yaratan tasarımlar sadelik ve kullanılabilirlik özelliğine sahip oluyorlar.

Bu yıl 3.’sü düzenlenen Muji’nin uluslararası tasarım yarışmasına 35 ülkeden 1,986 farklı tasarım katılmış ve birinciliği Straw straw (buğday kamışı/pipeti) kazanmış.  Buğday kamışının özelliği şöyle anlatılıyor… yazının devamını oku…

Geleceğin meslekleri ve yeni iş fırsatları

23 Kasım 2008

Dünya hızla değişiyor, yeni iş fırsatları ve yeni meslekler ortaya çıkıyor. 6-7 kasım tarihlerinde katıldığım, insan yönetimi kongresinde oturumlardan birinde, geleceğin meslekleri konuşuldu. Bu birbirinden ilginç mesleklerin bazıları sadece gelecekte değil, şimdi de birer meslek ve iş fırsatı olarak düşünülebilir.

1- Mutluluk Müdürü (Happiness Manager) : Herkes çalıştığı şirkette mutlu olmak ister. Bu mesleği yapanların görevi, şirkette çalışanları mutlu etmek için, planlar, programlar oluşturup, onların daha mutlu çalışanlar olmasını sağlamak. Buna bir nevi pazarlamanın şirket içi olanı diyebiliriz.

2- Karbon vergi danışmanı: Gelecekte karbon salınımları, daha da kirlenen dünyada, belirli kıstaslara ve ağır yaptırımlara maruz kalacak. Sanayi kuruluşlarının doğaya saldıkları karbon emisyonlarının, uluslararası çevre antlaşmalarına göre düzenlenmesi gerekecek. Salınan karbon oranlarına göre şirketlerden verigi alınabilecek. Bu nokta da şirketlere, ödeyecekleri vergilerin düzenlenmesi için karbon vergi danışmanları gerekecek… yazının devamını oku…

Evden çıkmayan müşteri, şirket ve 5+1 yazı

23 Ekim 2008

Son bir haftadır, bu blogdaki beş yazı,  diğer yazılara göre , beş on kat daha fazla okunmaya başlandı. Yazılara baktığımda ortaya bir arayışın soruları geldi. Çokça görüntülenen bu beş yazıyı burada paylaşıp, yazılardan gelen sorulara kendimce bir cevap bulmaya çalıştım.

İş hayatında başarılı olmanın yolları: İş hayatımızda başarılı olmanın bazı yolları var mı? 5 Kuralda bunları öğrenebilir miyiz? Cevap : Tabi ki hayır! Bazı şeyler yaşanarak öğrenilir. İş hayatını yaşamak lazım. Kitaplar, konferanslar tek başına yeterli değil. Tecrübe de gerçekten önemli. Kriz önemli bir tecrübe.

Ekonomik krizde pazarlama ve çıkış yolları: Ekonomi ve kriz, son günlerin en çok konuşulan iki kelimesi. Bu krizden çıkmanın yollarını arıyoruz. Pazarlama bize yardım edebilir mi? Araştırıyoruz. Bazılarımız bunu fırsata dönüştüreceğiz belki. Bazlarımız, şirketlerimizi batıracağız. Bildiğim bir şey varsa, o da her krizin bir sonu olduğu. Evet mutlaka bir sonu var ama önemli olan o sona gelmeyi başarmak. Denizde fırtına çıkabilir. Ekonomilerde de kriz çıkabilir. Denizde karaya ulaşmak, fırtınayı aşmak, batmamak başarıdır. İş dünyasında da krizi en az zararla aşmak, yeniden müşteriye ulaşmak ve batmamak başarıdır. Başarı  krizde kolay değildir ama imkansız hiç değildir.

Sunum hazırlarken nelere dikkat etmeli: Bu aralar, çokça sunum hazırlıyoruz galiba. Sunum hazırlamanın da incelikleri olduğu ve sıkılan dinleyicileri iyi sunum hazırlayarak etkileyebileceğimizi fark ettik. Uzun yazılardan oluşan  sunumlardan sıkılıyoruz ve muhtemelen birilerini de bu sunumlarla sıkıyoruz. İyi de nelere dikkat etmeli?

Pazarlama nedir: Son zamanlarda her zamankinden daha çok pazarlamaya ihtiyaç duyuyoruz. Pazarlamayı öğrenmeye çalışıyoruz. Pazarlama bizi düze çıkarır mı dersiniz? Ya da pazarlamayı başarı ile uygulayabiliyor muyuz?

Gelişen teknoloji ve yeni iş fırsatları: Teknoloji hiç olmadığı kadar hızlı gelişiyor. Teknoloji kendisiyle birlikte yeni iş fırsatları sunuyor. Ekonomik krizde, çoğu kişi yeni iş fırsatlarını kovalıyor veya ikinci iş arayışları var. Bu fırsatların da en çok teknolojiyle olabiliceğini düşünüyoruz galiba. Krizde daha çok yeni iş fikirleri

 + 1 Yazı: Bir kriz var ve bu krizden çıkmanın yollarını arıyoruz. Bunun için, öncelikle işimizde başarılı olmayı kafamıza koymalıyız. Başarımızın en önemli anahtarı pazarlama ve pazarlama iletişimi olacak. Bunu da öncelikle şirketimize/şirketimizdekilere  iyice anlatmamız gerekiyor. Başlangıç için, iyi hazırlanmış birkaç sunum, bunu şirketin geri kalanına anlatmanın en iyi yolu gibi görünüyor. Pazarlama ile yeni iş fırsatları ve yeni fikirler oluşturup, bu krizden çıkmamız gerekiyor. Yeni iş fırsatları teknoloji ve internet tabanlı olacak gibi görünüyor.

Buna rağmen, son günlerde cep telefonumuza şirketlerden gelen kampanya sms’leri, mail kutumuza gelen kampanya mailleri ve şirketin bize verdiği haberler azaldı mı? Ne yazık ki böyle! Oysa ki evden çıkmayan müşteriye web ve mobil network üzerinden ulaşmanın şimdi tam sırası. “Hey müşteri! Biz hala buradayız ve fırtınada iyi gitmeyi başarıyoruz galiba…”

Bir iş size ne katar? Ya siz o işe?

20 Ekim 2008

İş görüşmelerinde, adayların en çok yaptığı hata “Şirketiniz bana çok şey katacağı ve bu alandaki gelişimimi sağlayacağı için…” tarzında cümlelerdir. Böyle cümleler kuruyorsanız, gelişiminizi tamamladığınızda işten ayrılacağınız veya o işi sadece gelişimizi sağlamak için istediğiniz  düşünülebilir.

Bir iş şüphesiz insana çok şey katar, ama bu iş görüşmesinde söylenmesi pek yararlı olmayan bir cümledir. Çünkü şirketler size bir şeyler katmak için sizi işe almazlar. Şirketler eğitim kurumları değildir ve maaşınızı öderken, sizden bir şeyler beklerler. Onlardan mezun olmanızı beklemezler. Onlara başarı getirmenizi beklerler.

İş görüşmenizde, “Şirketinizin tanıtımı konusunda çok yararlı olabileceğimi ve bu durumun pazarlama departmanınıza katkı sağlayacağını düşünüyorum…” tarzında  cümleler kurmanız ise çok yararlı olacaktır. Çünkü, bir iş sizin ona bir şey katmanızı ister.

Bunu söylerken, bir önceki işinizdeki başarılarınızı anlatabilirsiniz. Geçmişten örnekler vermeniz önemlidir. Ama”Şunu yapacağım, bunu yapacağım, cironuz 5 katına çıkacak” tarzında geleceğe yönelik çok keskin cümleler de kurmayın.  Yani abartmayın.

Bir iş görüşmesine gittiğinizde, o poziyona ne katacağınızı ve orada nasıl yararlı olacağınızı iyice düşünün. Ve bunu samimi bir dille anlatın.

İşin size bir şeyler katmasına gelince. Zaten,  yaşadığınız iş deneyimi, size bir şeyler katacak ve bu işte başarılı oldukça gelişmenizi sürdürmeye devam edeceksiniz.

+ Bir iş size bir şeyler katmıyorsa, o işte olmanızın da bir anlamı yoktur. Hemen kendinize yeni bir iş arayın.