Önünüze zor bir görev geldiğinde ne yapıyorsunuz? Onu en sona mı saklıyorsunuz, yoksa ilk önce onu mu yapıyorsunuz? Bazıları alıştıra alıştıra en zora gelmeyi, bazıları da ilk önce zoru başarmayı isterler.

Zoru aşmak zor olduğundan ilk başta güçlü efor vermek gerekir. Bu da göz korkutucudur. Belki de tembelliktir. Zoru, en sona bırakmak, kolay işlerde kazandığı tecrübeyi zora yansıtmaktır kimilerince.

“ Her kelimeyi bir sekile anlatan Çincede “Risk” iki sekil yan yana getirilerek yazilir: Tehlike ve firsat!..” Bernard Shaw

Büyük insanlar, zoru en öne alıp başaranlardır, en sona bırakanlar değil… En sona bırakanlar genellikle o en sona bıraktıkları işi unuttuklarından sıradan bir hayat sürüp giderler. Zor hem engeldir, hem de fırsattır. Özellikle yükselme aşamasındaysanız, zoru ilk sıraya almalı ve fırsata dönüştürmelisiniz. Belki de başarı çok yakınınızda.

Günümüz rekabet ortamında, önünüzde zor işler yoksa, bu sizin ve şirketinizin geleceğinin pek parlak olmadığının göstergesi de olabilir.