Sosyal medya geldi, iletişimde dengeler değişti

12 Temmuz 2009

mcSevgili Cengiz Çatalkaya’nın mesajını görmem ile “haydi yazı yazmalıyım” arasında biraz zaman geçti. Anılar daha baskın çıkıverdi düşüncelerimden. Eski bir müşterimi hatırladım. “PR dediğinin sessiz harfleri arasına, iki “a” yerleştirmelisiniz” derdi bir proje sunduğumuzda.

Evet “para” sihirli sözcük, her kapıyı açan anahtar, her derde deva birim. Herkesin pastadan bir dilim kapmaya çalışmasının nedeni de para değil mi temelde.

Sosyal medya sahneye çıktığından bu yana kavgalar gürültüler de eksik olmuyor. Her kafadan bir ses çıkıyor sosyal medya hakkında. İyi mi kötü mü melek mi şeytan mı… İnsanların kendilerini ifade edebilmelerinin yolunu açan bu yeni süreç; zaman içinde firmaların ve markaların, tüketicilerine doğru mesajları daha seri, hantal bütçeler ve yükler olmadan ulaştırabilecekleri, rakipleriyle yıllardır yaptıkları mücadeleyi farklılaştırıp, kendi kendileriyle rekabet edebilecekleri zamanlar olacak. Tabi dürüstlüğün erdem olduğunu da anlayabilirlerse.

Alım kararında söz sahibi olan kadınların (özellikle ev kadınları ve yeni anne olunması nedeniyle uzunca süre eve bağımlı kalanlarda) internet üzerinde kendilerine kimlikler oluşturmaları, bolg yazmaları veya yoğunlukla blogları takip ediyor olmaları, hedef kitlenin çoğunluğunu oluşturan genç kesimin genellikle çevrimiçi dünyada yaşamaya başlaması, kablosuz internetin hızla yaygınlaşması, mobil iletişimin uzay çağını yakalamaya çalışması; hemen hemen her üründe, pek çok firmanın tanıtım ve aktivite planlarını yeniden gözden geçirmesi gerektiğinin de kanıtı adeta.

Son günlerde sürekli gündemde olan THY konkuru, dijital dünyayı ve sosyal medyayı iyi tanıyan, bu mecranın enstrümanlarını kullanan yöneticilerin de devrede olduğunu ve ortamın daha da renkleneceğinin müjdecisi oluyor. Geleneksel mecralar tabiatları gereği hantal kalırlarken, yenilikleri kendi dijital mecralarında bile yakalamaya çalışmıyorlar. Koca koca bütçelerle tanıtılan “büyük gazetemizin” yenilikleri bile hınzırca sırıtmamıza sebep olmadı mı?

Sohbet ortamlarında ileri yaşta yöneticiler nedeniyle birçok sektörün yenilikleri yakalamadığından dem vuruluyor. Yanlış değilse de çok katıldığım bir görüş değil. Eğer mesleğimle ilgili olmasaydı belki ben de teknolojiye bu kadar aşina olmayacaktım. Yaşı 50 ve üzeri olanlar geç tanıştılar teknolojiyle. Yanlış politikalar, vurdumduymazlıklar vs birçok neden sıralanabilir, hatta Demirelvari bir şekilde “bilgisayar vardı da ben mi kullanmadım” denebilir. Yeniliklere uyum sağlamak herkes için kolay olmayabilir.

Gazete yönetimleri için de geçerli. Çok okunan köşe yazarlarımızın bazıları uzun süre “daktilonun sıcaklığı yok” bahanesiyle bilgisayar kullanmayı ret ettiler. Bütün bunlar olurken dışarıda yeni bir dünya gelişiyordu, yavaşlattılar istemeseler de ekiplerini. Yurt dışından hemen her gün, bir basılı mecranın daha dijital ortamda yayınlanmaya başlayacağı haberi geliyor. Yaşanan küresel kriz, çevre sorunları da bu kararı pekiştiren etkenler. Durum böyle olunca da pastanın dilimleri de git gide daha küçülmeye başlıyor.

Geleceğin meslekleri konuşulurken, reklamcılık ve PR alanlarından pek de söz edilmemesi bu sektörün tamamen yok olacağının değil, tam tersine farklı alanlarda uzmanlaşılarak daha da güçleneceğinin göstergesi. Yeter ki geleceğe bakabilmeyi bilsinler. Hala basın bültenlerinin mecralarda yer alabilmesi için nasıl bir dille yazılması gerektiğini anlayamayan, düzenlediği toplantılarda çevre düzenlemesini abartıp mesajı kaybeden, diyalog kurmak yerine şişkin egolarıyla monolog yapıp duranların, arada bir sakinleşip düşünmesi ve kendine gelmesi gerekiyor.

Uzun bacaklı mevzun bedenli kızları müşteri ilişkilerine koyarsak her işin altından kalkarız diye düşünen reklam ajansları da ayakta kalamıyor bu yeni dünya düzeninde. Kısaca her katmanıyla, sektör kendini gözden geçirip hareket etmeli.

Bu sabah okuduğum bir kaç makaleden, duruma en yakın olanın da linkini veriyorum. Fırsat bulduğunuzda incelemenizi öneririm.

Yorum yok

Yorum yaz

Not: E-Posta adresiniz yorumunuzda görünmeyecektir.

Bu yazının yorumlarına RSS ile abone olun