Post Tagged with: "Kariyer"

Linkedin Twitter ve Facebook ile iş bulmak

Linkedin Twitter ve Facebook ile iş bulmak

Sosyal medya kullanıcıları her geçen gün çoğalıyor. Linkedin, Facebook ve Twitter hayatımızın bir parçası haline geliyor.  Sosyal medya, iş hayatını ve iş arama sürecini de yoğun olarak etkilemeye başlamış görünüyor. jobvite.com tarafından yayınlanan aşağıdaki infografik, sosyal ağların iş bulma sürecindeki etkinliğini gösteriyor.

İnfografik Amerikadaki sosyal ağ kullanıcıları baz alınarak hazırlanmış ama dünyanın artık çok küçük olduğu düşünülürse, çok yakın zamanda Türkiye’de iş arayan kişilerin de benzer eğilimler gösterebileceğini düşünüyorum. Özetle, artık insanlar işlerini Linkedin, Facebook ve Twitter’dan buluyorlar. İş bulma konusundaki en başarılı sosyal ağ ise hala Linkedin.

Tecrübe nedir ve Kariyerimizi nasıl etkiler?

Tecrübe nedir ve Kariyerimizi nasıl etkiler?

Bazı şeyleri yaşamadan öğrenemeyiz, bunlar eğitimin bile işe yaramadığı anlardır. İnsan bazen bir olayı kendisi yaşamadan anlayamaz. Kariyer de bazen böyle bir şeydir. Yaşamadan, öğrenemeyeceğimiz çokça şey vardır. Başarısızlıklar, yanlış davranışlar, hatalı iletişim tarzları tecrübeyi şekillendiriyor gibi görünür. Buraya kadar her şey biliniyor. Çok fazla bilinmeyen ise bu durumlardan neler öğrenileceği ve bu durumlar karşısında nasıl davranılacağıdır.

Tecrübe insanın başına gelen kötü bir şey değildir. Önemli olan insanın başına gelen kötü şeyle ilgili ne yaptığıdır. Aldous Huxley

Huxley’in bu cümlesi ise hata sürecini tersine çevirmenin yolunu bize gösteriyor.

İşyerinde mutluluk ve ortak akıl

İşyerinde mutluluk ve ortak akıl

Yapılan araştırmalara göre çalışanların bir şirketten en büyük beklentileri, mutlu ve huzurlu bir çalışma ortamında çalışmakmış.  Altmış yıl çalışan birinin uyku ve çalışmak dışında kendine ayırdığı süre sadece on yıl. Yani tüm emekler, bu on yıl için. Bu on yılı artırmanın en etkili yolu ise huzurlu ve mutlu bir çalışma ortamında çalışmak ve çalışırken eğlenmek.

Sanayi Devriminden bu yana çok zaman geçti. Tüm çalışma biçimleri, İnsan Kaynakları politikaları ve hatta eğitim sistemi bile sanayi devrimine göre biçimlendirilmiş, askeri sisteme dayanıyordu. Son elli yılda bunlar değişmeye başladı. Bu yaklaşımların değişmesindeki en önemli etken ise Reklam ve Pazarlama daki gelişmeler. İlk başta müşterilere sunulan, memnuniyet ve mutluluk vaatleri, toplumsal beklentileri artırarak çalışan mutluluğu ve eğlenceli işler kavramlarını ortaya çıkardı. Bu durum eğitimden yönetime her şeyi değiştirdi. 

Oryantasyon ve işe alıştırmada üç etkin yol

Oryantasyon ve işe alıştırmada üç etkin yol

Bazı kurumlar çalışanlarını yeni bir role alıştırmada başarılılar. Diğerlerinde ise çalışanların net birer iş tanımları bile olmadığından, işe alıştırma süreci, yüzmeyi öğrenmesi için çocuğu suya atmaya benziyor.Bu tür kurumlarda işi alıştırma sürecine yeterli dikkat gösterilmemekte.  Hatta yöneticiler için, çalışanlarını yeni görevlerine nasıl alıştıracaklarına ilişkin bir el kitabı bile çoğu şirkette mevcut değil.

Bu durumdaki yöneticilere, kurumlarının düzgün bir profesyoneli işe aldığı ve bu kişinin de olağanüstü bir performans ile yeni rolüne çabucak uyum sağlayacağını umut etmek haricinde fazla bir alternatif kalmıyor. Tabii bu beklentinin gerçekleştiği nadir durumlarda işler gayet yolunda gitmiş oluyor, ancak yeni bir göreve başlayan profesyoneller, ilk zamanlarda oldukça yüksek düzeyde direktif ve desteğe ihtiyaç duyuyorlar.

X, Y, Z kuşakları ve Kuşak Savaşları

X, Y, Z kuşakları ve Kuşak Savaşları

Son zamanlarda İnsan Kaynaklarında en çok konuşulan konulardan biri de kuşaklar. Özellikle Y kuşağı oldukça revaçta. Hangi konferansa baksam karşıma mutlaka bir Y kuşağı konusu çıkıp duruyor. Her zamanki gibi araç ve amacı karıştırdığımızı düşünüyorum. Burada amacı unutup araca yoğunlaşınca Y kuşağı, başarının önüne geçmeye başladı.

Bugünlerde gençler kontrolden çıkmış durumda. Kaba bir şekilde yemek yiyorlar, yetişkinlere karşı saygısızlar, ebeveynlerine karşı çıkıyorlar ve öğretmenlerini sinirlendiriyorlar…”

Yukarıdaki cümle Y kuşağı için mi yoksa Z kuşağı için mi söylenmiş? Yoksa X kuşağı için mi söylenmiş? Bazılarınız tam da bugünün gençleri için söylenmiş diyebilirsiniz. Aslında hiçbiri değil. Bu cümle, 2361 yıl önce M.Ö. 350 yılında Aristotales tarafından söylenmiş. O zaman ne Y Kuşağı ne de Z kuşağı vardı. Ama o zaman da gençler vardı. Kuşaklara ve kuşak çatışmalarına yukarıdaki bilgi çerçevesinden bakmak daha yararlı olacak…

İnsan Kaynakları ve Kariyer Blogları

İnsan Kaynakları ve Kariyer Blogları

Yenibiriş.com‘un iki ayda bir çıkardığı İnsan Kaynakları dergisi Yenibiriş Dünyası isimli dergi bu sayısında Türkiye’deki İnsan Kaynakları bloglarını haber yapmış. Doğal olarak bu blogların içinde Yetenek ve Kariyer.com da var.  İlgili haberleri ulaşmak için aşağıdaki görsellere tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Bloglar 2006 yılından beri iş dünyasının bilgi kaynağını oluşturmada oldukça etkin konumdalar. İş dünyası ile ilgili başlayan blog yazma alışkanlığı İnsan Kaynakları profesyonellerini de içine kattı ve bir elin parmaklarını geçmeyen Türkçe İnsan Kaynakları Bloglarına yenileri de eklendi. Yurt dışında yazılan çok sayıda İ.K. blogu varken bu sayı Türkiye’de şimdilik 20 civarında…