Umudunu yitirmeden kazanmayı bilmek
16 06 2008Dün akşam seyrettiğimiz maç uzun süre hafızalardan silinmeyecek. Başarmanın, yüksek konsantrayonun, tam da kaybettik dediğimiz anda kazanmanın maçıydı seyrettiğimiz. Her şeyin lehimize olduğu bir anda umudumuzu yitirmeden kazanabilmek. Sanırım bizi diğerlerinden ayıran en önemli özelliğimiz.
Zorlukları aşanlar başarılı oluyorlar, kazanmayı bilmek, başarmayı bilmek ve umut etmeyi hiç bırakmamak bizi başarıya götürebiliyor. Kazanan takımlar yaratmak kolay mı? Dün akşamki maçtan iş dünyasının öğreneceği çok şey vardı. Motivasyon nedir diyenler, bu maçı izlemeli. Yüreğimizi kabartan, o muhteşem futbolculara ve ekibe ne kadar teşekkür etsek az kalır. Yarı finale çıkacağımıza inanıyorum.
Bonus: Pazar günü ÖSS sınavı vardı. Sınav sorularından biri dikkatimi çekti. Soru pazarlama ile ilgiliydi. Konunun hangi derste işlendiğini merak ettim. Sonra sorunun sosyoloji grubuna girdiğini fark ettim. Yani benim pazarlama sorusu olarak algıladığım soru bir sosyoloji sorusuymuş! Pazarlama, Sosyoloji ne kadar yakın değil mi? Gelelim 24. soruya:
İtalya’da kozmetik ürünlerini satmak isteyen bir Amerikan şirketi, ürünlerin reklamında elinde çiçek tutan bayan modeller kullanmış ama bekledikleri ilgiyi görememiştir. İtalyanların, çiçeği geleneksel olarak cenazelerde kullanıyor olmaları kozmetik ürünlerine ilgisiz kalmalarına yol açmıştır.
Bu parçadaki olayda, şirketin amacına ulaşamaması aşağıdakilerden hangisine bağlanabilir?
A) Ürünün üretildiği ülkenin dışında pazarlanmaya çalışılmasına
B) Hitap edilen tüketici kitlesinin yanlış belirlenmesine
C) Kültürel farklılıkların göz ardı edilmesine
D) Reklamın tek pazarlama yöntemi gibi düşünülmesine
E) Ürünün, değerinden pahalıya satılmasına
Sorunun cevabını tabi ki Pazarlama Blogu okurlarından bekliyorum
Pazarlama, ÖSS’de de görünmüş oldu böylece. Şirketlerin, Pazarlama bölümlerinde, son yıllarda sosyoloji ve psikoloji bölümü mezununlarını da görmeye başladım.Yukarıdaki soruyu görünce, durum kafamda daha da pekişti. İnsan ve toplum hakkında ne kadar çok şey bilirsek, pazarlamamız da o kadar başarılı olabilir.
