Yeşil İşler ve Yeşil Yakalılar

Yaşanan çevre felaketleri ve küresel ısınma, dünya için büyük sorun oluşturmaya ve ekonomik kayıplar yaratmaya devam ediyor. Bununla birlikte bu zararı azaltmak ve dünyayı daha yaşanabilir bir yer haline getirmek için çalışmalar yapılıyor.
Kyoto Protokolü uygulamaları, yenilenebilir enerji kaynakları yatırımları, karbon vergisi, çevre bilinci oluşturma çabaları bunlardan bazıları. Bu çabalar ise yeni iş çeşitleri ve çok sayıda yeni meslek ortaya çıkarıyor.
Çevre ile ilgili bu işler kısaca Yeşil İşler olarak adlandırılıyor. Bu işlerde kalifiye yönetici ve teknik eleman bulmak zor olacağı için, bu mesleklerin ücretleri de yüksek olacak gibi görünüyor. Bu işlerde çalışanlar “Yeşil Yaka” olarak sınıflandırılıyor.
Şimdilik karbon vergisi, İsveç, Norveç, Hollanda, Danimarka, Finlandiya ve birkaç ülke haricinde uygulamaya konulmamış bir vergi çeşidi olsa da Kyoto protokolünü imzalayan ülkeler, günün birinde karbon vergisini ve yeşil işlere yönelik teşviklerini uygulamaya başlayabilirler.

Gazetelerde Fransa’nın 2010 yılında karbon vergisine hazırlandığına dair haberler çıktı. Hatta bu vergiye, fosil yakıtların fiyatlarını (petrol, kömür v.s) büyük oranda yükselteceği için tepkiler bile oluştu. Ama zamanla hem bizim ülkemiz hem de Avrupa ve Amerikada ( ABD başkanı Obama, seçim çalışmaları sırasında yeşil işlerle ilgili önemli açıklamalar yapmıştı) karbon vergisi’nin uygulanacağını düşünüyorum.
Yani, ilerleyen yıllarda, herkes kullandığı enerji ile ürettiği karbondioksitin karşılığında ödeme yapacak gibi görünüyor. Bu vergi türü için ilerleyen yıllarda iş açığı oluşabilir. Maliye mezunları, hukuk mezunları, endüstri mühendisliği mezunları ilerleyen yıllarda Karbon vergi danışmanı olarak bu alanda iş bulabilirler.
Küresel ısınmayla birlikte artan çevre bilinci ve fosil yakıtlardan uzaklaşma, yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelimle birlikte, özellikle teknoloji ağırlıklı yeni meslekler ortaya çıkaracak. Şimdiden bu mesleklere topluca “Yeşil Meslekler veya Yeşil İşler” deniyor. Hatta şu anda bile bu işlerle ilgili çokça istihdam açığı var.
İlerleyen yıllarda yeşil işlere çokça yeni iş dalı ve meslek katılacak. İşte bunlardan bazıları…
- Yenilenebilir enerji danışmanı / uzmanı (Güneş, Rüzgar, Su, jeotermal enerji Uzmanı): Şirketler son
zamanlarda yenilenebilir enerji üretimine büyük ilgi duymaya başladılar. Bu şirketler için hem PR ve pazarlama açısından hem de yeni enerji kaynaklarını kullanma açısından önemli bir hamle olabilir. Bu alanda kendini geliştirecek başarılı mühendisler, MBA veya pazarlama mastırı da yaparlarsa ilerleyen yıllarda çok iyi şartlarda rahatlıkla iş bulabilirler.
- Yenilenebilir Enerji Mühendisi: İleri derecede mühendislik bilgisi gerektiren bu meslek için Yenilenebilir Enerji Mühendisi şart. Türkiye’de şu anda İstanbul Teknik Üniversitesi’nde bulunan Enerji Enstitüsü de enerji mühendisi yetiştiriliyor. Geçmişte bu bölüm, nükleer enerjiye odaklanmışken şu anda yenilenebilir enerji ve konvansiyonel enerji ile de ilgili branşlarda da eğitim veriyor. Buradan mezun olacak kişiler ilerleyen yıllarda Yenilenebilir Enerji Mühendisi sıfatını alabilir ve bu alanda oluşacak meslek açığını kapatabilirler. Bu alanlarda eğitim verilen başka bir bölümde Bahçeşehir Üniversitesinde açılan Enerji Sistemleri Mühendisliği Bölümü. Bu bölüm mezunlarını oldukça güzel işlerin bekliyor. Bu bölümden mezun olup MBA veya pazarlama master’ı yapanları daha olağanüstü bir kariyerin beklediğini de eklemeliyim.
- Rüzgar Enerjisi Uzmanı: Rüzgar enerjisi, yenilenebilir Enerji alanında en bilinen ve popüler olan enerji dalı. Bu alan da yüksek mühendislik ve uzmanlık gerektiriyor. Ülkemizde şu anda çok sayıda şirket, rüzgar türbini yapmaya başladı. Bu meslek alanında da büyük açık var. Rüzgar enerjisi alanında, ülkemizde yüksek lisans ve doktora eğitimi veren bir kurum var. Burası Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü Rüzgar Enerjisi Araştırma Merkezi. Burada rüzgar enerjisi, rüzgar türbinleri ve teknolojileri üzerine eğitimler veriliyor. Mezunları iş bulma konusunda çok şanslı görünüyor.
- Yeşil Pazarlama (Green Marketing) danışmanı: Şirketlerin, çevre politikaları ve çevre ile ilgili sosyal sorumluluk planlarını yürütmek, duyurmak, Şirketin, müşterilerinin katkısıyla daha yeşil ve temiz bir dünyaya katkıda bulunmasını sağlayarak şirketin çevre duyarlılığını artırmak ve bunu şirketin pazarlama politikasının merkezine yerleştirmek. Ürünün üretiminden tüketimine kadar çevre ve doğa dostu olmasını ve doğaya katkı yapmasını sağlamak gibi görevleri yürütecek, pazarlama, işletme, endüstri veya çeve mühensiliği v.s. bölümlerden mezun, kendini pazarlama odaklı yetiştirmiş kişiler Yeşil Pazarlama Danışmanı olabilirler. Şirketler çevre bilinci geliştikçe böyle danışmanlara çokça ihtiyaç duyacaklar.
- (Yeşil İ.K.)Yeşil İnsan Kaynakları Yönetmeni: Şirketin personelinde çevre duyarlılığı yaratmak, onların şirket kaynaklarını daha tasarruflu kullanmalarını sağlamak. ( Gereksiz kaynak tüketimini engellemek, ortak araç uygulaması), personelin çevre ile ilgili projelere katılımı, ofis ve çevrenin doğaya uygun ve doğaya zarar vermeyecek şekilde düzenlenmesi işlerini yapacak, işletme, insan kaynakları, çevre konusunda bilgili insan kaynakları yönetmenlerine / uzmanlarına ilerleyen yıllarda daha çok ihtiyaç duyulacak.
- Yenilenebilir Enerji Hukuku (Çevre ve Enerji Hukuku) Uzmanı /Danışmanı: Şirketlerin doğal kaynaklar ve enerji konularını, yasal mevzuata uygun şekilde ve çevreyle uyumlu şekilde yönetecek uzmanlara ihtiyaçları var. Bu uzmanlar, kamu ve özel sektör arasındaki hukuksal konuları çözecek, ilerleyen yıllarda AB uyum kanunları çerçevesinde AB mevzuatına göre şirketlerin bu yasalara uygun çalışmasını sağlayacaklar. Bu şekilde çalışacak enerji hukuku uzmanlarına büyük ihtiyaç duyulacak. Bu alanda çalışan “Enerji Hukuku Araştırma Enstitüsü” de kurulmuş durumda.
- Organik Tarım Mühendisi: Günümüz dünyasında gıda ürünleri, doğallıklarını yitirmeye başladılar bu da insanları organik ürünlere yöneltti. Bu da organik ürün yetiştiriciliğini geliştirdi. Bu alanda eğitim veren bir üniversite yok ama Ziraat mühendisleri kendilerini bu alanda uzmanlaştırıp geliştirirlerse önemli bir iş imkânına kavuşabilirler.
- Doğal Yaşam Koçu: Şehir yaşamı, insanoğlunu doğadan uzaklaştırdı. Yediği gıdalar daha ilaçlı ve daha yapay. Soluduğu hava daha zehirli. İçinde çalıştığı ofisler, yaşadığı evler, daha çok toksik madde barındırıyor. Bu da doğal yaşama, doğal ürünler ve doğal hayata dönüşü getiriyor. Ama doğal yaşama yöneldiğinde de bilinçsiz ve kulaktan dolma bir şekilde bunu yapıyor. Uzun süre doğadan uzak kalan insan doğaya ve doğala alışmakta da zorluk çekiyor. Bu noktada devreye yön gösterecek Doğal Yaşam Koçları girebilir. Kimler doğal yaşam koçu olmalı? Gıda mühendisliği, ziraat mühendisliği, çevre ve ekoloji mühendisliği alanlarından birinden mezun olup, sosyoloji, iletişim, psikoloji, sağlık alanında da kendini takviye eden meslek sahipleri Doğal yaşam koçu olabilirler. Kişinin yediği yemeklerden, yaptığı sporlara, tatil yapacağı yere kadar her şeyi planlayabilirler. İnsanların daha uzun ve kaliteli yaşamasına katkıda bulunabilirler.
- Yeşil ( Ekolojik) Turizm / Tatil Uzmanı : Yine şehir yaşamının getirdiği sıkıntıdan ve yoğunluktan olsa gerek, insanlar tatillerinde sürekli denize gitmek yerine, köylerde, tenha ve sessiz kıyılarda, Karadeniz’in el değmemiş yaylalarında, sarp ve yüksek dağlarda, kaplıca ve şifalı sularda tatillerini geçirmeye ve doğa sporlarıyla ilgilenmeye başladılar. Var olan turizm olanakları bu alandaki açığı şu anda tam anlamıyla kapatamıyorlar. Önümüzdeki yıllarda doğa ve Ekolojik turizm konusunda uzmanlaşmış, kendini yetiştirmiş rehberlere/uzamanlara ve tesislere ihtiyaç olacak. Doğal kaplıcalara sahip yerler, yaylalar, ekolojik tatil köyleri, tatil çiftlikleri, orta yaş üstü tatilcilerin ve sağlıklı tatil isteyen kişilerin çekim merkezi olacak.
Yeşil işlere ilgi ilerleyen yıllarda artacak. Çünkü bu yönde bastıran bir müşteri talebi var. Kürsel ısınma, çevre felakatleri ve Yeşil Pazarlama bu talebin daha da çoğalmasına yol açacak . Yeşil işlerle ilgili olarak, meslek birliklerine ve ticaret odalarına büyük görev düşüyor. Bu alandaki boşluğu ilk fark etmesi gereken, meslek birlikleri ve ticaret odalarıdır. Meslek birlikleri ve ticaret odaları bu alanda önce pazarlama ve bilgi açıklarını kapatmalı daha sonra da İnsan Kaynağını geliştirmeli. Bu işlerin araştırılması için bütçe ayrılmalı ve üniversitelerle işbirliği yapılıp, yeşil mesleklere yönelik insan kaynağının yetiştirileceği bölümlerin kurulmasını sağlanmalıdır.
Türkiye, Avrupa’nın en iyi rüzgar ve güneş potansiyeline sahip ülkelerinden biri olması, yalıtımdan, geri dönüşüme daha işin başında yer alması nedeniyle yeşil yakalı işler konusunda ciddi bir potansiyele sahip. Bu sayede yaratılacak gelirin çözülmez gibi görünen çevre sorunlarının çözümünde kullanılması halinde ise Türkiye’yi güzel, yeşil günlerin beklediğini söylemek de mümkün. Özgür Gürbüz
Yeşil Meslekler, ilerleyen yıllarda geleceğin meslekleri olarak görünebilir. Ama sürekli kendini geliştirmeyen ve değişime ayak uyduramayan meslek sahipleri yeşil mesleklerde de başarıyı yakalayamayacaklar.

Artık tüm meslekler teki bir alandaki uzmanlıkla yürümüyor. Yenilenebilir enerji danışmanı, mühendislik bilgisinin yanında, pazarlama, işletme bilgisini de sahip olmalı. Yeşil İ.K. Yönetmeni, İnsan Kaynakları haricinde, pazarlama, iletişim, reklam, psikoloji,sosyoloji ve çevre konusunda da bilgili olmalı. Enerji Hukuku uzmanı, hukuk haricinde, enerji, çevre, ve maliye konusunda da bilgi sahibi olmalı.
Unutulmaması gereken en önemli şey ise şu: Geleceğin yeşil meslekleri, karma disiplinlerden/işlerden oluşan, yaratıcılık ve hayat boyu eğitim/değişim/gelişim gerektiren meslekler olacak.

Bunlara Karbon Satış Uzmanı da ekleyebiliriz. Son zamanlarda gündeme sıkça geliyor.
Bu ayrıntılı ve güzel yazı için size teşekkür ederim. Bu işlerde çalışan insanlar çalışırken aynı zamanda dünya için de güzel şeyler yapacaklar.
Sayın Cengiz Çatalkaya
Çok güzel bir yazı olmuş, bilgilendirici, teşekkür ederim.
Yeşil işler dışında akıl/fikir işlerinin artacağını düşünüyorum… Meslek tanımı olarak nasıl bir yer tutacak acaba?
Parlak Fikir Koçu, Bilinçli Düşünme Uzmanı, Fikir Üretkeni vb. bu konuda ki görüşlerinizi merak ediyorum.
Sevgiyle,
Yasemin Sungur
Yorumunuz için teşekkür ederim Yasemin Hanım. Dediğiniz gibi “akıl/fikir işleri” de gittikçe artacak. Danışmanlık’ta çok büyük artış bekliyorum. Daha önce akıl/fikir işleri tarzında işlerin çoğalacağınıı düşünsem de Parlak Fikir Koçu, Bilinçli Düşünme Uzmanı, Fikir Üretkeni gibi meslekleri hiç düşünmemiştim. Tanımlarınızı çok güzel buldum.
Akıl/fikir işleri ile ilgli blogunuzda ayrıntılı bir yazı yazarak “Akıl/fikir işleri” ile ilgili bilgi boşluğunu dolduracağınızı ve yol gösterici olacağınızı düşünüyorum. Nasıl da topu size attım tekrar
Sayın Cengiz ÇATALKAYA
öncelikle bu güzel yazınız için teşekkür ederim.ben pazarlma ögrencisiyim ve bu hafta teslim etmem gereken bir tezim var.konu yeşil pazarlama fakat bu konuda yeni bir sistem oldugu için yada ben öyle düşünüyorum pek yazılı kaynaklara ulaşamadım bu konuda sizin fikirlerinize başvurdum bana önerebileceginiz başka birşeyler var mı hocam. şimdiden teşekkkür ederim
Bu bilgilendirici yazınız için teşekkür ediyorum..
bu konunun ‘işçi sağlığı ve iş güvenliği’ ile olan etkileşimininde incelenmesi gerektiğini düşünüyorum.yeşil işle ilgili çıkan yazılarda henüz böyle bir konuya yer verilmedi bildiğim kadarıyla.
teşekkürler..